Saçı nedir, Saçı ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Oğlan evinin gelinin yakınlarına gönderdiği armağanlar: Dayısına saçı göndermedik.

Düğün armağanı.

1.Düğün armağanı. 2.Gelinin başına saçılan şeker, arpa ve para gibi şeyler. 3.Düğün çağırışı olarak gönderilen kibrit. 4.Armağanlar gelinin başı üstünde tutulan tepsiye konularak yüksek sesle konuklara gösterme geleneği.

Geline verilen hediye

Gelinin başına serpilmesi alışkanlık hâline gelmiş olan para ve benzeri şeyler.

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: saçu]

Saçı isminin anlamı, Saçı ne demek:

Kız ismi olarak; Düğün armağanı. Gelinin başına saçılan şeker, arpa, para gibi şeyler.

Fransızca'da Saçı ne demek?:

spore, sporidie

Saçı tanımı, anlamı:

Saçı kılmak : Gelinin başından çiçek, şeker, arpa, para vb. saçmak.

Saçık : Saçılmış, serpilmiş.

Saçılıp dökülmek : Gereğinden veya kaldırabileceğinden çok harcamak. içindekini söylemek.

Saçılış : Saçılma işi.

Saçılma : Saçılmak işi.

Saçılmak : Açılıp saçılmak. Saçma işi yapılmak. Etrafa dağılmak, yayılmak.

Saçıntı : Saçılıp dağılan şey, döküntü.

Saçıp savurmak : Parasını düşüncesizce, boşuna harcamak.

 

Saçış : Saçma işi.

Saçıştırma : Saçıştırmak işi.

Saçıştırmak : Rastgele saçmak. Azar azar saçmak, dağıtmak, serpmek.

Açık saçık : Yüz kızartıcı, edepsiz, müstehcen, cinsel çağrışım yüklü (söz, anlatım).

Açık saçık konuşmak : Cinsel konularla ilgili sözler söylemek.

Açık saçıklık : Açık saçık olma durumu.

Açılıp saçılmak : Kadın açık saçık giyinmeye başlamak. kadın eskisine göre ölçüsüz davranışlarda bulunmaya başlamak.

Dökülüp saçılmak : Bir şey uğruna çok para harcamak. soyunmak, çok açılmak.

Kuyruklu yıldız saçı : Kuyruklu yıldız çekirdeğini saran ışıklı gaz yuvarı.

Çiçek : Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

Şeker : Sevimli, cana yakın ve güzel. Şeker hastalığı. Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı.

Arpa : Rüşvet. Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.

Para : Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri.

 

Düğün : Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören. Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet.

Armağan : Ödül. Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser.

Saçı başı ağarmak : yaşlanmak.

Saçı başı birbirine karışmak : bakımsız olmak. İlgili cümle: "“Matmazelin saçı başı birbirine karışmıştı.”" S. F. Abasıyanık.

Saçı biçik : Bir kötülüme, yerme sıfatı.

Saçı dağıtmak : Düğüne davet amacıyla okuntu salmak

Saçı kılmak : gelinin başından çiçek, şeker, arpa, para vb. saçmak.

Saçı saçmak : Gelinin başına para serpmek. [Bakınız: saçu saçmak]

Saçı sakalı akar gibi : üstü başı perişan bir durumda. İlgili cümle: "“Hani saçı sakalı akar gibi bir adam geliyor ya buraya, o işte.”" N. Ataç.

Saçı salmak : Düğünlere davet etmek niyetiyle küçük çaplı hediye yollamak. bk. saçı dağıtmak

Saçı topuklarını dövmek : saçı çok uzun olmak.

Saçı uzun aklı kısa : kadınları aşağılamak için kullanılan bir söz. İlgili cümle: "“Ona oğluna olduğu kadar güvenmiyor. Kız çocuğu bu, ne kadar okusa da saçı uzun aklı kısa olur, der.”" E. Bener.

Saçı ile ilgili Cümleler

  • Saçı dertten ağardı.
  • Ben senin saçını örebilir miyim?
  • Saçı geçen sene uzun değildi.
  • Saçı ipek gibiydi.
  • Ona saçımı taradığımı söyle.
  • Ona saçımı boyadığımı söyle.
  • Saçı kahverengiydi.
  • Ali bana saçımın fazla uzun olduğunu söyledi.
  • Daha yaşlı görünmek için Mustafa saçını griye boyadı.
  • Saçı gittikçe inceldi.
  • Saçı geri büyüdü.
  • Saçı bir tıraş bıçağıyla kazı.
  • Ali saçını kestirdikten sonra oldukça farklı görünüyordu.
  • Dün gece bir arkadaşınızın doğum gününü, saçıp savurarak tamamen tükettiğimiz şampanya kasalarıyla kutladık.

Diğer dillerde Saçı anlamı nedir?

İngilizce'de Saçı ne demek? : [Saci] n. hair, sheet iron, sheet metal, tin plate