Sacks türkçesi Sacks nedir

Sacks ile ilgili cümleler

English: If your boss "sacks" you, it means you're fired.
Turkish: Eğer patronun seni kovarsa, bu işten atıldığın anlamına gelir.

English: Ali started to unload the sacks from the truck.
Turkish: Ali çantaları kamyondan çıkarmaya başladı.

Sacks ingilizcede ne demek, Sacks nerede nasıl kullanılır?

Sacksful : Torba dolusu. Çuval dolusu. Bir kese veya torbayı doldurabilecek miktar.

Cossacks : İmparatorluk rusyası'nın güneyindeki halklardan biri. Kazak.

Gunnysacks : Çuval bezinden yapılmış torba. Çuval. Çuval bezi.

Haversacks : Asker kumanyası. Çanta. Arka çantası. Sırt çantası.

Knapsacks : Sırt çantası. Arka çantası.

Sack in : Uyumak için uzanmak. Uyumak için yatmak.

Sack race : Çuval yarışı.

Ransacks : İyice araştırmak. Dikkatle gözden geçirmek. Altüst etmek. Altını üstüne getirmek. Altını üstüne getirerek aramak. Aramak. Yağma etmek. Soymak. Yoklamak.

Sack coat : Sako. Düz kısa ceket. Ceket. Erkek ceketi (amerikan ingilizcesi).

Rucksacks : Sırt çantası. Arka çantası.

İngilizce Sacks Türkçe anlamı, Sacks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sacks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Forayed : Yağma. Akın etmek. Girme. Çapulculuk. Basmak. Akın. Atılım (riskli). Baskın.

Decorticate : Zarını çıkarmak. Kabuğunu soymak.

Cashiered : Kasadar. Atmak. Vezneci (bankada). Kasiyer. Veznedar. İşine son vermek. Kasa. (özellikle ordudan) ihraç etmek.

Basket : Sayı. Sepet. Basketbol çemberi. Sepettopunda sayı yapılacak yer. bu, 0,45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır. çember ile ağ bir sepet biçimindedir. sepettopu oyununu bulan amerikalı profesör james naismith, oyunu, önce öğrencilerine kağıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır. Zembil. Pota. Balon sepeti. Sepet örgüsünden yapılmış şey.

Bag : Torbalamak. Kapmak (sandalye). Poşet. Torbalanmak. Torbaya koymak. Aşırmak. İç etmek. Yakalamak. Avlamak. Çantaya koymak.

Trouser : Pantolona ait. Pantolon. Cebine indirmek. Pantalon bacağı.

Burgling : Soymak (ev). Hırsızlık yaparak çalmak. Hırsızlık yapma.

Disemploying : İşten kovmak. İşten çıkarmak.

Marauds : Çapul. Çapulculuk amacıyla akın etmek. Çapulculuk. Yağma. Çapulculuk etmek.

Clean out : Bir yeri temizlemek. Ayıklamak. Boşaltıp temizlemek. Parasız bırakmak. Boşaltmak. Silip süpürmek. İçini silmek. Para sızdırmak. Birşeyin içini boşaltmak.

Sacks synonyms : sack, destroy, bared, ditched, forage, depredating, freebooted, chuck out, banished, burglarize, fire, dismiss, forages, give somebody the chuck, burgle, banishing, pant, bounces, ax, discharging, ditches, barked, dismisses, cashiering, axed, burgles, loots, bare, depredate, harries, harry, banish, forays.