Saddling türkçesi Saddling nedir
Saddling ingilizcede ne demek, Saddling nerede nasıl kullanılır?
Unsaddling : Eyerini çıkarmak. Attan düşürmek.
Saddle : Kaltak (eyer). Sırtına yüklemek. Eyerlemek. Semer. Semer vurmak. Yüklemek. Sele. Yatak kovanı. Telli çalgılarda telin gövdeyle temasını sağlamak amacıyla köprü üzerine yerleştirilen ve çalgının türüne bağlı olarak her tel için ayrı ayrı veya tüm teller için tek parça olabilen bileşen.
Saddle a person with a task : Bir kimsenin sırtına bir görev yüklemek. Herkese bir görev vermek. Bir görevi bir kimseye devretmek. Bir kimseye bir görev vermek.
Saddle backed : Eşeksırtı. Beli çökük.
Saddle bag : Hurç.
Saddle blanket : Eyer battaniyesi. Eyer örtüsü. Eyer altlığı.
Saddle key : Bindirme kama.
Saddle horse : Binek atı.
Saddle joint : Sırtlı kenet. Yüzeylerinden biri konkav diğeri konveks olan eklem.
Saddle girth : Kolan. Eyer kolanı.
İngilizce Saddling Türkçe anlamı, Saddling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Saddling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Embark : Yolcu almak. Gemiye binmek. Bindirmek. Girişmek. Uçağa binmek. Uçağa bindirmek. Yatırmak. Kalkışmak. Uçağa yüklemek.
Ascribes : Ayırmak. -e yormak. Yakıştırmak. Üstüne atmak. Vermek. Hamletmek. İsnat etmek. Atfetmek. Yormak.
Cabotage : Karasularında deniz taşımacılığı yapma hakkı. Karasularında denizcilik yapma hakkı. Ülke sahilleri. Kabotaj. Aynı egemen devletin toprakları arasında hava yolculuğu. Bir ülkenin limanları arasında yük ve yolcu taşıma hakkına ilişkin resmi düzenlemeler.
Fielding : Top atmak (kriket). Utah eyaletinde şehir. Cevabı yapıştırmak. Sahaya çıkarmak.
Burdened : Yüklü. Yüklenmiş. Tahmil edilmiş.
Manipulation : Suistimal etme. Piyasadaki iktisadi karar birimlerinin kararlarını belli bir sonucu elde etmek amacıyla etkileme. borsada bir kişi veya grubun diğer yatırımcıları genellikle yasa dışı yöntemlerle yanlış yönlendirerek normalüstü kazançlar elde etmek amacıyla taşınır değerleri alıp satması. Tahrif. Kendi çıkarları için kullanma. Ellle işleme veya işletilme, idare. Yönlendirim. Hile. Hile yaparak fiyatları istediği şekilde değiştirme. El ile işletme. İktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Burdening : Fırın doldurma.
Employment : Çalıştırma. Uğraş. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği. Görevlendirme. Meşguliyet. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İstihdam. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. İşe alma. İşlendirme.
Girthing : Kuşatmak. Kolan. Çevresini ölçmek. Muhit. Çember. Kuşak çevrelemek. Kolan takmak. Kuşak takmak. Kolan (semere ait).
Saddling synonyms : burdens, girthed, charge, touching, seafaring, saddle, downloads, burden, saddles, download, embarked, work, steerage, ascribe, touch, ascribed, burthens, navigation, girth, girths, downstream load, burthen, downloaded, steering.
Saddling zıt anlamlı kelimeler, Saddling kelime anlamı
Important : Nüfuzlu. Saygın. Muazzam. Mühim. Ciddi. Önemli. Önem teşkil eden. Kendini beğenmiş. Gururlu. Okkalı.
Saddling antonyms : unintrusive.

Bu kısımda Saddling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Saddling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Saddling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Saddling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.