Sahn nedir, Sahn ne demek
Sahn; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
Sahn ile ilgili Cümleler
- Ali gitarını aldı ve sahneye doğru gitti.
- Ali sahneye çıktı.
- Ali üç şarkı söyledi ve sonra sahneyi terk etti.
- Sahnede hiç ünlü müzisyenler var mı?
- Sahne ışığı açık.
- Onlar gelecek hafta "Romeo ve Juliet"i sahneye koyacaklar.
- O onun hakkında bir sahne yaptı.
- Sahnede onları gördün mü?
- Oyundaki komik sahneler abartılıydı.
- Sahnede dans eden adam benim amcam.
- İşleri, sahneye çıkan oyunculara makyaj yapmak.
- Sahnede bir şarkı söylüyor.
- Sahne oldukça dokunaklıydı.
- Sahne endişem var.
Sahn kısaca anlamı, tanımı:
Sahne : İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Tanık olunan, gözlenen olay. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Görüntü. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı.
Sahne almak : Sahneye çıkmak.
Sahne dengesi : Halk oyunlarında sahnenin konumuna ve ölçülerine göre oyunları estetik görünümde sergileme tekniği ile seyircinin görüş açısının bilinçli olarak ortaya çıkması.
Sahne olmak : Bir yerde bir olay geçmek.
Sahne sanatları : Gösteriye dayalı tiyatro, orta oyunu, dans vb. sanat dalları.
Sahneleme : Sahnelemek işi.
Sahnelemek : Sahneye koymak. Görüntü vermek.
Sahnelenme : Sahnelenmek işi.
Sahnelenmek : Bir durum, bir olay gerçekleştirilmek. Bir durum, bir olay ortaya çıkmak, görünür olmak. Oyun sahneye konulmak.
Sahneleyiş : Sahneleme işi.
Sahneye çıkmak : Kullanılmak, görünmek, ortaya çıkmak. tiyatro, müzik vb. sanatçılar için sanatını izleyici önünde uygulamak, göstermek.
Sahneye koymak : Tiyatro eserini veya müzikal bir oyunu, metin, oyun, yorum, dekor, müzik vb. ögeleri birbiriyle uyumlu duruma getirerek sahne için uygulamak, oynamak, sahnelemek.
Döner sahne : Bir oyunun sergilenmesi sırasında kolayca dönüp seyircilerin önüne geçebilecek, kullanıma hazır sahne.
Avlu : Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.
Cami : Müslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran.
Medrese : Fakülte. İslam ülkelerinde, genellikle İslam dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu yer.
Kilise : Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgilenen papa ve piskoposlar topluluğu. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş.
Umum : Bütün, tüm, kamu. Herkes, halk, ahali.
Toplanma : Toplanmak işi.
Kubbeli : Kubbe biçiminde olan. Kubbesi olan.
Sahn aşaması : İlmiye sınıfı içinde özel bir rütbe olan, Fatih Medresesi öğretim üyeliği.
Sahn medreseleri : Osmanlılar döneminde Fatih camisi çevresinde bulunan, bugünkü edebiyat, ilahiyat ve hukuk fakülteleri karşılığı olan yüksek öğretim kurumları.
Sahne adı : Bir sanatçının tiyatro yaşamında tanındığı ad.
Sahne ağzı : Sahnenin seyirciye açılan çerçeve içinde kalan görüngüsü.
Sahne altı : Sahne altındaki kat.
Sahne altı ikinci bodrum : [Bakınız: sahne altı]
Sahne altı üçüncü bodrum : [Bakınız: sahne altı]
Sahne asansörü : Sahne içinde ya da yanında inip çıkan düzey. Bu sahne değişimleri için kullanılır.
Sahne aşağısı : Çerçeve sahneli tiyatroda oyun düzeyinin seyirciye en yakın olan kesimi.
Sahne aygıtı : Sahnede kullanılan her türlü aygıt.


Bu kısımda Sahn nedir? Sahn ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sahn tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sahn hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.