Sahnelenmek nedir, Sahnelenmek ne demek

"Sahnelenmek" ile ilgili cümleler

  • "Okulda yazdığım bir oyun sahnelenince yüreklendiğimi anlattım." - R. Erduran

Sahnelenmek tanımı, anlamı:

Sahne : İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Tanık olunan, gözlenen olay. Görüntü. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri.

Oyun : Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Kumar. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence.

Konulmak : Koyma veya konma işi yapılmak.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

Çıkmak : Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Yetişecek ölçüde olmak. Gerçekleşmek. Vermeye katlanmak. Süresi dolduğunda ayrılmak. Karaya ayak basmak. Yükselmek, artmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Eksilmek. Yapılmak, yürümek. Oluşmak, olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Binaya kat eklemek. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Niteliği sonradan anlaşılmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Unutmak. Verilmek. Yeni yetişip satışa sunulmak. İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Yayımlanmak. Büyük abdest bozmak. Bulaşmak. Flört etmek. Piyasaya sürülmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Meydana gelmek. Ay, Güneş görünmek. Erişmek, görmek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Yayılmak. Bir yere ulaşmak, varmak. Sesini yükseltmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Gelmek. Bitmek, büyümek, sürmek. Harcamak zorunda kalmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Yayılmak, duyulmak. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Yerinden oynamak. Giderilmek, yok olmak. Mal olmak. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Ay veya mevsim geçmek. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Olmak, bulunmak, var olmak. Görünür veya belli bir durumda bulunmak. Belirmek, tanınmak.

 

Görünür : Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.

Bir : Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Tek. Beraber. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer.

Gerçekleştirilmek : Gerçek duruma getirilmek.

Diğer dillerde Sahnelenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Sahnelenmek ne demek? : (nesne almayan fiil)