Sali nedir, Sali ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Salı günü.

Salih - saliimden: Salih'imden.

Salı.

Salih.

Sali ile ilgili Cümleler

  • Lola, Salim'in sigara içmesinden nefret eder.
  • Oğlunun sağ salim döneceğinden eminim.
  • Oğlu eve sağ salim döndüğünde çok memnun olmuştu.
  • Sağ salim eve vardınız umarım.
  • Ali silahlı çatışmadan sağ salim kaçtı.
  • Salisilik asit, bir organik bileşiktir.
  • Tom'u sağ salim eve götüreceğim.
  • Hepimiz sağ salim geri döndük.
  • Salisilat, salisilik asidi ve onun türevlerinden meydana gelir.
  • “Güreşe merak sardı. Bir dine salik olanların fanatizmi ile güreş âşığı kesildi.”
  • Ali sağ salim kurtuldu.
  • Sağ salim git gel.

Sali ile ilgili Atasözü veya Deyim

salik olmak : bir yola girmek.

Sali kısaca anlamı, tanımı

İzoamil salisilat : Formülü C6H4OHCOOC5H11 olan , saydam renkli, sabunlarda parfüm olarak kullanılan bir madde

Liza saliens : İlarya balığı.

Salih : Elverişli, iyi, uygun, yakışır. Yetkisi, hakkı olan. Dinin buyruklarına uygun harekette bulunan.

Saliha : Elverişli, iyi, uygun, yakışır. Yetkisi ve hakkı olan. Dinin buyruklarına uygun harekette bulunan. Saliha.

Salihağa : Denizli ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Salihiye : Sakarya şehri, Akyazı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Salihköy : Mardin ilinde, Ömerli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Salihler : Afyon şehrinde, Emirdağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Ankara şehri, Güdül ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Antalya ilinde, Cevizli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Eskişehir şehri, Kırka nahiyesine bağlı bir yer. İzmir ilinde, Dikili belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa şehri, Akçakale belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Salihotra : Hint tarihinin önemli kaynakları olan vedalarda at hekimliğiyle ilgili bölümün yazarı. Eski Hindistan’da at hekimi. Veteriner hekim.

Salihpaşalar : Muğla ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Salik : Bir yola giren, bir yolda giden.

Saliklamak : Silmek.

Salime : Sağ, sağlam. Eksiksiz, kusursuz. Korkusuz, emin.

Salinite : [Bakınız: tuzluluk]. Tuzluluk.

Salinometre : Deniz suyundaki tuz yoğunluğunu ölçen araç. [Bakınız: tuz kontrol cihazı]. Peynir, et ve turşu salamuralarında tuz (NaCl) konsantrasyonunu ölçen alet.

Salinomisin : İyonofor grubu bir antibiyotik.

Salis : Üçüncü.

Saliselik : Belli bir salise süresince yapılan veya olan.

Salisilaldehit : Formülü C6H4(OH)CHO, mol kütlesi 122,1 g, k.n. 197 °C olan, suda çok az çözünen renksiz aromatik sıvı bir madde. Salisilik aldehit, Salisilal, O-hidroksibenzaldehit.

Salisilamit : Formülü C6H4(OH)CONH2, mol kütlesi 137,1 g, e.n. 138 °C olan, suda çok az çözünen ateş düşürücü ve ağrı kesici bir madde. Salamid. O-hidroksibenzamit.

Salisilat : Salisilik asidin tuzu. Salisilik asidin türlü alkollerle ve fenollerle yaptığı ester. Formülü C6H4(OH)COOM (M= tek değerli bir metal.)olan salisilik asidin bir tuzu.

 

Salisilat zehirlenmesi : Salisilatların fazla miktarda alınmasına bağlı olarak oluşan yüksek ateş, asidoz, dehidratasyon gibi belirtilerle ayırt edilen klinik tablo.

Salisilatlar : Aspirin ve sodyum salisilattan oluşan steroit yapısında olmayan ve yalnızca ağız yoluyla kullanılan ağrı kesici, yangı giderici ateş düşürücü ve kan pulcuklarının kümeleşmesini engelleyerek pıhtılaşmayı azaltıcı etkiye sahip ilaçlar.

Salisiliden : Salisilal. 1,2-C6H4(OH)C= kökü.

Salisilol : Formlü C7H8O2, mol kütlesi 124,06 g olan, parfümeride kullanılan, çeşitli bitkilerden elde edilen güzel kokulu, renksiz bir sıvı.

Salitmak : Sallamak. Yerinden oynatmak.

Saliva : Tükürük.

Salivaryum : Akarlarda, yanak boşluğu içerisinde bulunan ve tükürük kanallarının açıldığı odacık.

Salivasyon : Tükürük çıkarma, salya çıkarma.

Salivon : Tükrük bezlerinin en küçük fizyolojik birimi.

Saliye : Dernek.

Saliyen : Vergi.

Sağ salim : Hiçbir zarar görmeden, sağ selamet.

Salihli : Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

Salim : Esen, sağlam. Sakin, huzurlu.

Salimen : Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan.

Salip : Haç.

Salipli : Salibi olan.

Salipsiz : Salibi olmayan.

Salise : Saniyenin altmışta biri olan zaman birimi.

Salisen : Üçüncü olarak.

Salisilik : Söğüt kabuğundan çıkarılan antiseptiklerle ilgili olan.

Salisilik asit : Aldehidin yükseltgenmesiyle elde edilen, türlü uçucu yağlarda ester biçiminde bulunan, ekşi veya tatlı olabilen, 155 °C'de eriyen bir asit.

Diğer dillerde Salınımölçer anlamı nedir?

İngilizce'de Salınımölçer ne demek ? : oscilloscobe, oscillograph, cathode ray oscilloscope, cro