Saltier türkçesi Saltier nedir

Saltier ingilizcede ne demek, Saltier nerede nasıl kullanılır?

Saltiest : Açık saçık. Keskin. Esprili. Tuzlu.

Saltigrade : Ayakları zıplamaya elverişli.

Saltine : Tuzlu kraker. Tuzlu büskivi. Küçük tuzlanmış kraker.

Saltines : Tuzlu büskivi. Tuzlu kraker. Küçük tuzlanmış kraker.

Saltiness : Tuzluluk.

Dry salting : Kuru tuzlama. Özellikle et ürünlerinin korumasında kullanılan ve antik çağlardan günümüze kadar gelen bir koruma yöntemi.

Saltings : Tuzlama.

Basaltic : Bazalt ile ilgili. Bazalta benzeyen. Bazalta ait. Bazalt.

Salting out : Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tuz atma. Salting-out. Tuz ekleyerek çözeltiden çökeltmek veya koyulaştırmak. Ayrıştırmak. Çözünmüş özdecikleri, tuz katarak çözeltiden çıkarma. Yüksek yoğunluktaki tuz çözeltilerinde proteinlerin tamamen çökmesi. Tuzla çökelme. Tuz eklemek suretiyle çözeltiden ayrıştırmak. Çökeltmek.

Saltire : Aziz andrew'in haçı. Diagonal veya çapraz kollu haç.

İngilizce Saltier Türkçe anlamı, Saltier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saltier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achromatise : Renksizleştirmek. Renksiz yapmak. Akromatik yapmak. Akromatik yapmak (ayrıca achromatize).

 

Clean : Arıtmak. Almak. Tanzif etmek. Saf. Yıkamak. Arı. Ak. Temizlenmek. Yasal. Yazısız.

Fill out : Doldurmak. Doldurmak (formu). Giderek şişmanlamak. Kilo almak. Dolup kabarmak. Büyütmek. Yazılı formu tamamlamak. Doldurmak (form vb). Toplamak. Cevap vermek (forma, müracata).

Inactivate : Gayri faal hale sokmak. Faaliyette olmayan bir hale getirmek. Etkinsizleştirmek. Etkisizleştirmek. Hareketsizleştirmek. Durdurmak. Etkisizleştirme. Etkisiz hale getirmek. Durağanlaştırmak. Faaliyet dışı bırakmak.

Deprave : Ayartmak. Kötülemek. Bozmak. Baştan çıkarmak. Ahlaksızlaştırmak. Ahlakını bozmak. Azdırmak. İfsat etmek.

Dissolve : Feshedilmek. Aydınlatmak. Yok etmek. Zincirleme eylemi. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dağıtmak. Bozmak. Çözlgenle karıştırarak, bir özdeği çözeltiye sokmak. Gözden kaybolmak. Kapılmak.

Corrupt : Ahlaksız. Rüşvetçi. Baştan çıkarmak. -e rüşvet yedirmek. Mahvetmek. Bozulmuş. Yozlaşmış. Yiyici. Doğru yoldan saptırmak. Bayağı.

Legionnaire : Lejyon üyesi. Onur nişanı almış kimse (fransa). Lejyoner. Paralı asker.

Pricey : Pahalı. Kazık marka.

Opsonize : Opsonize. (biyokimya) opsonin üretmek (kanda bulunan ve bakterileri yok etmeye yardımcı olan madde). Opsonin görevi olmak. Hücreleri veya bakterileri yutar hücrelere karşı daha duyarlı hale getirmek (ayrıca opsonise). Belli bir bakteriyi opsonin yardımıyla fagositoza duyarlı hale getirme.

Saltier synonyms : symmetrise, automatise, unsubstantialise, color in, diabolise, mythicise, animise, bolshevize, etherialise, fresh fish, isomerise, suburbanise, arterialise, individualise, acetylise, make grow, intransitivize, sensibilize, deaminize, sexualise, transitivise, orientalise, sensibilise, dinge, deodorise, colorise, mythologise, dynamise, transaminate, sensify, revolutionize, deconcentrate, lifehack.

 

Saltier zıt anlamlı kelimeler, Saltier kelime anlamı

Decelerate : Hızı azalmak. Yavaşlatmak. Hız kesmek. Yavaşlamak. Hız azaltmak.

Dissimilate : Farklı olmak. Farklılaştırmak. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklılaşmak. Farklı yapmak. Farklı sesler çıkarmak.

Focus : Odağa getirmek. Deprem ocağı. Odaklanmak. Fokus yapmak. Ayar etmek. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir çekide toplamak. Odağı ayarlamak. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta.

Saltier antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order, stand still.

Saltier ingilizce tanımı, definition of Saltier

Saltier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Saltire].