Samimiyetle nedir, Samimiyetle ne demek

Samimiyetle; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Karşısındakine güvenerek, kendine yakın bularak.
  • Doğru bir biçimde

Samimiyetle tanımı, anlamı:

Samimiyet : Senli benli olma durumu, samimilik. İçtenlik.

Sami : Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu. Bu kola özgü olan.

Güven : Yüreklilik, cesaret. Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat.

Yakın : Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Uzak olmayan yer. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

 

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Yakın, yakınlarında. İki nokta arasındaki en kısa çizgi. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Karşı yönünce.

Bir : Sadece. Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Tek. Ancak, yalnız.

Diğer dillerde Samimiyetle anlamı nedir?

İngilizce'de Samimiyetle ne demek? : adv. sincerely, cordially, dearly, in good faith, bona fide

n. sincerity, terms, bona fides, cordiality, sincereness, familiarity, camaraderie, candor, candour [Brit.], earnestness, frankness, friendliness, heartiness, intimacy, outspokenness, unaffectedness, warmth

Fransızca'da Samimiyetle : sincèrement