Sampling türkçesi Sampling nedir

  • Örnek.
  • Bir ana kitleden tesadüfi olarak seçilmiş, dolayısıyla ana kitleden daha az sayıda birim içeren bir örneği incelemek suretiyle ana kitle hakkında genel yargılara varma işlemi.
  • İncelenmek istenen bir birey, olay ya da gözlem yığını içinden sınırlı sayıda birimlerin yığını temsil edebilecek biçimde (rastgele ya da başka yollarla) seçilmesi.
  • Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Örnekleme.
  • Örnek alma.
  • Bir değişkenin değerlerini belirli zaman aralıklarında saptama. herhangi bir kümenin tüm öğelerinin incelenmek istenen birtakım özelliklerini gösterecek biçimde seçilmiş örnekler saptayarak yürütülen herhangi bir dizge çözümleme ya da istatistiksel değerleme yaklaşımı.
  • Numunelendirme.
  • Seçme.
  • İstatistikte, örneklemi seçmek için yapılan işlemlerin tümü.
  • Gözlem, olgu ya da birey (denek) gibi bir evreni oluşturan birimler arasından, o evreni gösteren belli sayıda gözlem, birey ya da olguları seçme işi.
  • Bir özdekten sayıtımsal anlamı olacak biçimde parça alma işlemi.
  • Bir özdeğin niteliklerinin belirlenmesi için yapılacak çözümleme, deney vb. işler için dizgeler, kurallar ve istatistiksel olasılıklara uygun olarak bir bölümün alınması.
  • Numunelik.
  • Numune alma.
  • Bir araştırma evrenini, belli tasarımlara göre ve belli yordamlarla içinden seçilmiş, yansıtma ve yeterlik niteliği taşıyan birimlerle simgeleme, bk. yansıtım yeteneği..
  • Örneklendirme.
 

Sampling ingilizcede ne demek, Sampling nerede nasıl kullanılır?

Sampling action : Örnekleme eylemi.

Sampling design : Örnekleme tasarımı. Bir evrenden yansız örnekler alabilmek üzere izlenen yol ya da seçilen yordam.

Sampling distribution : Örneklem alma dağılımı. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir tahmin edicinin örnek uzayında aldığı değerlerin göstermiş olduğu dağılım. Bir evrenden seçilerek alınan belli sayıdaki örneklere ilişkin sayılama sonuçlarının bağıntılı sıklık dağılımı. Örneklem dağılımı. Sınırlı sayıda gözleme dayalı bir örnekte bulunmuş değerlere dayanarak anaevrene ilişkin kestirimler yapıldığında yanılgı olasılığını saptamak üzere başvurulan sayılgılı ya da kuramsal dağılım. Örnek dağılımı. Örnek değerlerin bölünmesi. Örnekleme dağılımı.

Sampling error : Testi yapanla gerçek sonuç arasındaki fark. Örnekleme yanılgısı. Numune alma hatası. Örnekleme hatası. Örnekleme dağılımında yapılan hata. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Örnekleme yanlışı. Örnek hatası. Örneklem alma hatası. Bir örnek evrende gözlenmiş kestirim değerlerinin anaevren değerlerinden gösterdiği sapma.

Sampling frame : Bir örneklemede içinden örnek alınacak evrenin nicel ve nitel sınırları. Örnekleme çerçevesi.

Sampling inspection : Örnekleme incelemesi. Örnekleme denetimi. Sondajda kontrol. Örnekleme kontrolü.

 

Sampling ratio : Örnekleme oranı. Dizgeli seçmeye dayanan rastlantılı bir örneklemede eşit kazanı ilkesine göre bir birimin örneğe girme ya da seçilmiş örneğin evreni sayıca yineleme oranı.

Sampling interval : Örnekleme aralığı. Sistematik örneklemedeki aralık.

Sampling lattice : Örnekleme örgüsü.

Sampling spoon : Numune kaşığı. Numune alma kaşığı. Örnekleme kaşığı. Örnek kaşığı. Örnek alma kaşığı.

İngilizce Sampling Türkçe anlamı, Sampling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sampling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electing : Seçmek. Tercih etme. Atamak. İntihap etme. Görevlendirmek.

Excerpting : Alıntı yapmak. Alma. Seçme parça almak. İktibas etme. Bir kitap veya yazıdan seçme.

Excerption : Seçim. Alıntı. Bir kitap veya yazıdan seçme. Seçip alma işlemi. Eserden alıntı yapma. Aktarma. Alma. İktibas etme. Daha büyük bir edebi çalışmadan seçilen pasaj.

Co optation : Atama. Oybirliği ile seçme.

Measurement : Bir ya da daha çok kişiye ilişkin bir değişken niteliğin niceliğini ya da derecesini saptama ve sayısal olarak belirtme işi. öğrencilerin belli bir alan ya da konudaki gelişme ve başarılarını uygun araçlar ve yöntemler uygulayarak sayısal sonuçlarla belirleme işi. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem. Bir ölçme aracıyla nesneler ve özellikler arasında nitel ve nicel ayrımlar yapma. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ölçülme. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. Ölçüm. Ölçü.

Quantisation : Kuvantumlama. Niceleme. Nicemleme.

Epitomes : Misal. Simge. İdeal. Özet. Somut örnek. Öz.

Choice : Güzide. Seçenek. Seçim. Kalburüstü. Seçme hakkı. Çare. Seçkin. Bk. yeğlenme değergesi. Üstün. Elit.

Eclectics : Dermeci. Derleyen. Seçmeci. Derleme. İktitafçı. Çeşitli sistem ve kaynaklardan derlenmiş. Eklektik. Seçen. Seçmeli.

Duplications : Kopyalama. Kopya. Teksir. Çoğaltma. Tekrar. Suret.

Sampling synonyms : representative sampling, copy, sample, eclectic, measure, example, option, exemplary, choicer, instantiations, exemplar, subsampling seyrek, dampness, assaying, sample survey, epitome, stratified sampling, choosing, exemplars, ensample, exempli, duplication, culled, best of breed, pick, mensuration, proportional sampling, instantiation, quantization, eximious, opting, exemplification, exemplifications.