Sanu nedir, Sanu ne demek

Teknik terim anlamı:

Fikir, düşünce, istek, dilek, emel, zan, tasavvur, tahmin.

Sır, raz.

Sanu tanımı, anlamı

Sanu anıtmak : Hayal kurmak, bir şey tasarlamak

Sanu etmek : Zannetmek, endişe etmek, şüphe etmek.

Sanu sanmak : Tasavvurda bulunmak, hayal kurmak emel beslemek, zanna, şüpheye düşmek.

Sanurra : Süprüntü, çerçöp.

Sanusuz : Düşüncesiz, mülâhazasız.

Yaramaz sanu : Sûiniyet, kötü zan.

Yatlu sanu sanmak : Sûizanda bulunmak.

Tasavvur : Göz önüne getirme, hayal etme, zihinde canlandırma. Tasarım. Düşünce, amaç, niyet, maksat, plan.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Tahmin : Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Önceden kestirilen, düşünülen şey.

Dilek : Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep, temenni, rica, murat.

İstek : Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.

 

Fikir : Düşünce. Kuruntu. Düşün.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Tasa : Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.

Emel : Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek.

Zan : Sanı.

Sır : Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.

Diğer dillerde Santrifüjle ayırma anlamı nedir?

İngilizce'de Santrifüjle ayırma ne demek ? : centrifugal separation