Sanu anıtmak nedir, Sanu anıtmak ne demek

Teknik terim anlamı:

Hayal kurmak, bir şey tasarlamak.

Sanu anıtmak kısaca anlamı, tanımı

Anıtmak : Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. Aptal aptal, şaşkın şaşkın bakarak durmak, baka kalmak. [Bakınız: anıklamak]. Elle kovalamak, ürkütmek: Arıyı anıtma büsbütün azar. Bön bön, aptal aptal bakmak. Anlatabilmek, aklına koymak. İşi özensiz yapmak. İlgisiz davranmak

Sanu : Fikir, düşünce, istek, dilek, emel, zan, tasavvur, tahmin. Sır, raz.

Anıt : Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

Tasarlamak : Bir şeyin nasıl gerçekleşebileceğini düşünmek, zihinde hazırlamak. Bir taşın, bir ağacın kaba bölümlerini, çıkıntılarını almak.

Tasarlama : Tasarlamak işi.

Kurmak : Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.

 

Hayal : Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya. Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun. İmge. Görüntü. Belli belirsiz görülen şey, gölge.

Tasar : Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.

Kurma : Kurmak işi. Prefabrik.

Haya : Er bezi.

Tasa : Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Diğer dillerde Santrifüjle ayırma anlamı nedir?

İngilizce'de Santrifüjle ayırma ne demek ? : centrifugal separation