Anıtmak nedir, Anıtmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak.

Aptal aptal, şaşkın şaşkın bakarak durmak, baka kalmak.

[Bakınız: anıklamak].

Elle kovalamak, ürkütmek: Arıyı anıtma büsbütün azar.

Bön bön, aptal aptal bakmak.

Anlatabilmek, aklına koymak.

İşi özensiz yapmak.

İlgisiz davranmak.

Anıtmak tanımı, anlamı

Anıt : Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi

Sanu anıtmak : Hayal kurmak, bir şey tasarlamak.

Anlatabilmek : Anlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Aptal aptal : Aptal gibi, aptalca, aval aval.

Anlatabilme : Anlatabilmek işi.

Davranmak : Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak.

Kovalamak : Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

Korkutmak : Korkmasına yol açmak. Gözdağı vermek. Kaygıya düşürmek.

Anıklamak : Hazırlamak.

Davranma : Davranmak işi.

Korkutma : Korkutmak işi.

 

Ürkütmek : Ürküntü vermek. Kuşkulandırmak. Korkutup kaçırmak. Herhangi bir etkiyle bitkinin gelişmesini engellemek. Korkutmak.

Kovalama : Kovalamak işi.

Büsbütün : İyiden iyiye, iyice, tamamen, tamamıyla, temelli.

Anıklama : Hazırlama.

Bakarak : Göre.

Ürkütme : Ürkütmek işi.

Özensiz : Özen gösterilmeyen, itinasız. Özenmeden, isteksizce iş yapan (kimse).

İlgisiz : İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne. Aldırmaz, kayıtsız bir biçimde.

Korkut : Muş iline bağlı ilçelerden biri.

Diğer dillerde Anıtların korunması anlamı nedir?

İngilizce'de Anıtların korunması ne demek ? : preservation of monuments