Saprophytic türkçesi Saprophytic nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Ölü veya çürüyen etlerle beslenen bir organizma ile alakalı.
  • Ölü organik materyallerle beslenen canlılar.
  • Saprofitik.
  • Saprofit.
  • Saprofitik özelliğe sahip, saprofilöz. çürükçül.
  • Çürükçül.

Saprophytic ingilizcede ne demek, Saprophytic nerede nasıl kullanılır?

Saprophytically : Ölü veya çürüyen etlerle beslenen bir organizma gibi.

Saprophytism : Çürükçül.

Saprophyte : Çürükçül. Ölmüş veya kokmuş organik maddeler üzerinde yaşayan ve bunlar üzerinden beslenen organizma, saprofit, saprotrof, saprofaj. Leş yiyici. Saprofit. Ölü veya çürümekte olan bitki ve hayvan hücreleri üzerinde yaşayan. Çürükçül beslenen.

Saprophytes : Saprofit. Leş yiyici. Çürükçül.

Saprophagous : Saprofaj. Ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen. Taze ölü veya çürümüş hayvanlarla beslenen.

Saprophilous : Saprofitik. Saprofilöz. Saprofllöz.

Saprophagy : Çürükçül beslenen. Saprofaj.

Saprophile : Çürükçül. Saprofit.

İngilizce Saprophytic Türkçe anlamı, Saprophytic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saprophytic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

 

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Saprophyte : Leş yiyici. Ölü veya çürümekte olan bitki ve hayvan hücreleri üzerinde yaşayan. Çürükçül beslenen. Ölmüş veya kokmuş organik maddeler üzerinde yaşayan ve bunlar üzerinden beslenen organizma, saprofit, saprotrof, saprofaj.

Abattoir : Salhane. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdomen : Abdomen. Batın. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Saprophytic synonyms : saprophile, herbivorous, saprophytism, abaxial, a dna, saprozoic, a crochordon, abdominal palpation, abdominal fat necrosis, a clay, a band, a c deformity, saprophytes, saprophilous.

 

Saprophytic zıt anlamlı kelimeler, Saprophytic kelime anlamı

Insectivorous : Böcek yiyen. İnsektlerle beslenen. Böcekçil. İnsektivöröz.

Carnivorous : Hayvansal organizmalarla beslenen, et yiyen, etle beslenen, etobur, karnivor, sarkofaj. Etçil. Et yiyerek beslenen canlı. karnivor, et obur. Karnivor. Etoburlarla ilgili. Canlı balık avlayanlar. Etobur.

Omnivorous : Ne bulursa okuyan. Hem etobur hem otobur. Hem ot hem et yiyerek beslenen. Hem bitki hem hayvan yiyerek beslenen canlılar. Omnivor. Her çeşit gıdayla geçinen ve her çeşit besin üzerinde yaşayabilen canlılar. Hepçil. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Her şey yiyen. Hem otobur hem etobur.

Saprophytic ingilizce tanımı, definition of Saprophytic

Saprophytic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Feeding or growing upon decaying animal or vegetable matter. Pertaining to a saprophyte or the saprophytes.