Sassier türkçesi Sassier nedir

Sassier ingilizcede ne demek, Sassier nerede nasıl kullanılır?

Sassiest : Utanmaz. Şuh. Küstah. Sırnaşık. Sulu. Haddini bilmez. Zarif. Arsız. İşvebaz. Şımarık.

Sassily : Zarif bir şekilde. Sırnaşık bir biçimde. Küstahça. Arsız bir şekilde. Arsızca.

Sassing : Küstahca konuşan.

Assassin : Haşhaşi. Başka birini gizlice öldüren kimse. Önceden tasarlayarak öldüren kimse. Kiralık katil. Katil. Suikast yapan. Suikastçi. Suikastçı.

Assassin bugs : Avcı tahtakuruları. Reduviidae. Katil böcek. Kanatlı, gözleri fırlak, sivri başlı, duyargaları uzun tahtakurularını içine alan hortumlu böcekler familyası. Heteroptera alt takımında bulunan eratyrus, eutriatoma, melanolestes, panstrongylus, reduvius, rhodnius ve triatoma cinslerini içeren konik burunlu tahta kuruları, katil böcekler, öpen böcekler, malay böceği, asya böcekleri olarak adlandırılan ısırıcı böcekleri içeren, kimi türleri insanlara şagas hastalığını taşıyan kanatlı böcek ailesi.

Assassinator : Öldüren kimse. Katil. Suikastçı.

Assassination attempt : Suikast girişimi. Suikast.

Assassinating : Öldürmek. Suikast düzenlemek. Suikast yapmak. Katletmek. Suikastta bulunmak.

Assassination : Suikast. Adam öldürme. Cinayet.

 

Assassinated : Suikaste uğramış. Suikast düzenlemek. Öldürmek.

İngilizce Sassier Türkçe anlamı, Sassier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sassier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hydrous : Bileşiminde su bulunan.

Audacious : Atılgan. Gözüpek. Yüzsüz. Atak. Kaba. Cesaretli. Gözü pek. Cüretli.

Balds : Kel. Yüzsüz. Sade. Besbelli. Yavan. Kabak kafalı. Kılsız. Süssüz.

Bonnier : Hoş. Yeterli. Gürbüz. Sağlıklı. Güzel. İyi. Sevimli. Göze hoş görünen. Sıhhatli.

Get rid of : Kurtulmak. Elden çıkarmak. -den kurtulmak. Savmak. Başından savmak. Sepetlemek. Yakayı sıyırmak. Başından atmak. Kovmak. Yakasını sıyırmak.

Classier : Klas. Mükemmel. Sosyetik. Süper. Kibar. Şık.

Importunate : Gözü doymayan. Israr eden. Çok ısrarcı. Açgözlü. Israrla isteyen. Acil. Doymaz. Sürekli bir şeyler isteyen. Aç gözlü.

Comeback : Geri gelmek. Eski gücüne kavuşma. Dönüş. Yeniden ortaya çıkma. Eski gücüne ulaşma. Yeniden başarma. Eski formunu bulma. Geri dönüş. Yerinde cevap. Akıllıca ve çabuk yanıtlama.

Frivolous : Ehemmiyetsiz. Uçarı. Adaleti yanıltıcı. Ciddiyetsiz. Anlamsız. Hafif. Önemsizlik. Fingirdek. Havai.

Brazens : Pirinçten. Yüzsüz. Sarı. Pişkin. Pirinçten yapılmış. Pirinç. Pirinç gibi. Tunçtan.

Sassier synonyms : dilute, baldest, coquettes, bolder, brazenfaced, pertest, presumptuous, perky, rejoinder, pushing, forward, abandoned, saucebox, familiar, balder, browless, brassy, pert, obtrusive, sassiest, brothy, brasher, sass, boldest, barefaced, sauceboxes, backtalk, pushful, gross, classiest, cocket, brazening, bonny.

Sassier zıt anlamlı kelimeler, Sassier kelime anlamı

Establish : Saptamak. Belirlemek. Kurmak. Kabul ettirmek. Yapmak. Koymak. Kanıtlamak. Pekiştirmek. Tanıtmak. Doğruluğunu ortaya koymak.