Saturated fatty türkçesi Saturated fatty nedir

Saturated fatty ingilizcede ne demek, Saturated fatty nerede nasıl kullanılır?

Saturated : Doymuş. Doygun. Doymuş (yağ vb). Satüre edilmiş. Koyu. Doymuş (yağ veya buhar). Canlı (renk).

Fatty : Dobiş. Şişman. Yağlı yiyecek. Yağ tulumu. Şişko. Yağlı. Dombili. Tombul. Yağdan oluşan. Semiz.

Saturated fatty acid : Doymuş yağ asidi. Karbon zincirinde çift bağ bulunmayan, tümüyle hidrojen bağlanmış, oda sıcaklığında katı fazda bulunan yağ asidi, doymuş yağ. Doymuş yağ asiti. Satüre yağ asidi. Karbon zincirinde çift bağ bulunmayan, tümüyle hidrojen bağlanmış yağ asidi, satüre yağ asidi. Karbon zincirinde çift bağ bulunmayan, tümüyle hidrojen bağlanmış yağ asidi. satüre. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Saturated air : Alabildiğince su uçuğu almış olan hava; bu sınırı aşan tutarda su uçuğu yoğunlaşarak ayrılır. Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır. Belli sıcaklıkta birim kitle havanın alabileceği en fazla su buğusu. Doygun hava. Doymuş hava.

Saturated compound : Doygun bileşik. Doymuş bileşik.

Saturated compounds : Karbon atomları arasında tekbağlar bulunan, yer değiştirme tepkimelerine giren, alkanlar sınıfından bileşikler. Doymuş bileşik. Doygun bileşik. Doymuş bileşikler.

 

İngilizce Saturated fatty Türkçe anlamı, Saturated fatty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saturated fatty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Saturated fat : Katı yağ.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abaxial : Eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Saturated fatty synonyms : a c deformity, abdominal pain, abdominal ovariectomy, abdomen, a dna, saturated fatty acid, a amplitude mod, abamectin.