Saturn türkçesi Saturn nedir

  • Sekendiz.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Kurşun.
  • Zühal.
  • Satürn.
  • Güneş'e uzaklık sırasında altıncı gelen, halkalı büyük gezegen.

Saturn ile ilgili cümleler

English: Jupiter and Saturn are gas giants.
Turkish: Jüpiter ve Satürn'ün gaz bulutundan oluşan gezegenleri var.

English: "Does anyone know what has caused this plague?" "The scholars of the University of Paris believe that the source of this evil is an especially unfavorable constellation of Jupiter, Saturn, and Mars."
Turkish: "Bu vebaya neyin neden olduğunu bilen biri var mı?" "Paris Üniversitesi bilim adamlarının bu kötülüğün kaynağının özellikle Jüpiter, Satürn ve Mars olumsuz takımyıldızı olduğuna inanıyorlar."

English: The rings around Saturn are made up of dust and ice.
Turkish: Satürn'ün etrafındaki halkalar toz ve buzdan oluşurlar.

English: The white spots on Saturn are believed to be powerful storms.
Turkish: Satürn üzerindeki beyaz lekelerin, güçlü fırtınalar olduklarına inanılır.

English: Christiaan Huygens (1629-1695) discovered Saturn’s moon, Titan.
Turkish: Satürn'ün uydusu Titan'ı Christiaan Huygens (1629-1695) keşfetti.

Saturn ingilizcede ne demek, Saturn nerede nasıl kullanılır?

Satellites of saturn : Satürn'ün uyduları. Satürn gezegeninin yörüngesinde dönen aylar.

 

Saturnalia : Eğlence. Sefahat alemi. Satürn bayramı. Cümbüş.

Saturnalian : Aşırı eğlenceli. Eğlenceli. Satürn bayramı ile ilgili.

Saturnian : Satürn ile ilgili. Satürn'e ait.

Saturnian age : Altın çağ.

Saturnine : Asık suratlı. Alaycı bir yönü olan. Gülmez. Kurşun zehirlenmesinden acı çeken. Alaylı. Hakaret dolu. Saturnin. Acı. Soğuk. Melankolik.

Saturate : Sindirmek. Bıktırmak. Gına getirtmek. İçine geçip yayılmak. Emdirmek. Gına getirmek. Doyurmak. Bombalamak. İşba etmek. Sırılsıklam etmek.

Saturant : Doygunlaştırıcı. Emici şey. Doyuran. Doyuran bir madde (yağ veya buhar).

Saturants : Doygunlaştırıcı. Emici şey. Doyuran bir madde (yağ veya buhar). Doyuran.

Saturable : Doyurulabilir (yağ veya buhar). Doyurulabilir. Tamamen emilebilir. Doymalı. Tamamen ıslatılabilir. Tam kapasitesine kadar doldurulabilir.

İngilizce Saturn Türkçe anlamı, Saturn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saturn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accidental error : Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Rasgele yanılgı. Rasgele hata. İstemeyerek yapılan hata. Tesadüfi hata. Rastlantısal hata. Arızi hata.

 

Plumbic : Dört değerli kurşunla ilgili.

Absorptive power : Soğurma gücü. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Boya alış gücü. Emici güç. Emebilme gücü veya kapasitesi. Emme veya soğurma eğilimi.

Solar system : Güneş dizgesi. Güneş, dokuz gezegen, birçok gökcismi, göktaşı ve kuyruklu yıldızlardan oluşan dizge. Solar sistem. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Güneş sistemi. Yeryuvarına en yakın yıldız olan güneşle onun çevresinde dolanan gezegenler ve öteki küçük gökcisimlerinden oluşan topluluk. Güneş jüyesi. Güneş, gezegenleri, meteorlar ve kuyruklu yıldızlardan oluşan aile.

Accuracy : Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Ayar. Sağıllık. Hassasiyet. İncelik. Tamlık. Doğruluk. Titizlik. Dikkat.

Projectile : Roket. Mermi. Büyük hızla atılan ve bu sırada edindiği devinirlik ile devinimini sürdüren nesne. İtici. Fırlatıcı. Atıcı. Atılan cisim. Fırlatılan.

Airglow : Gök aydınlığı. Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı.

Missile : Ok. Füze. Atılan şey. Merak. Güdümlü mermi ve roketi içine alan genel bir terimdir. Mermi.

Bullet : Fişek kredi. Madde işareti. Mermi. Mermi imi. 1 yıllık hapis cezası. İm. Koyu nokta. Madde imi.

Absolute brightness : Salt parlaklık. Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı.

Saturn synonyms : adhara, bulleting, projectiles, bullets, aerolite, absolute value, albedo, achondrite, altair, absolute parallax, acceleration due to gravity, leads, leaden, lead, almak, absolute orbit, absorption line.

Saturn ingilizce tanımı, definition of Saturn

Saturn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the elder and principal deities, the son of Cœlus and Terra (Heaven and Earth), and the father of Jupiter. The corresponding Greek divinity was Kro`nos, later CHro`nos, Time.