Sayfalandırmak nedir, Sayfalandırmak ne demek

  • Gazetecilikte, basımevinde dizilen yazılara sayfa düzeni vermek

"Sayfalandırmak" ile ilgili cümleler

  • "Arka kapak için, dünya karikatürleri için seçtiklerimi o istif eder, o sayfalandırır, o renklendirir." - Y. Z. Ortaç

İngilizce'de Sayfalandırmak ne demek? Sayfalandırmak ingilizcesi nedir?:

paginate

Sayfalandırmak anlamı, kısaca tanımı:

Sayfa : Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri, sahife. Konu. Gazete, dergi vb. yayınlarda özel bir alan için ayrılmış bölüm.

Gazeteci : Gazete satan kimse. Gazete yayımlayan kimse. Gazeteye yazı yazmayı, haber toplayıp vermeyi veya gazetenin yazı işlerinde çalışmayı iş edinen kimse.

Basımevi : Basım işi yapılmış olan yer, matbaa.

Dizi : Dizi film. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.

 

Düzen : Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Alet edevat takımı. Bez dokuma tezgâhı. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Yerleştirme, tertip. Dolap, hile. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.

Vermek : Ödemek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Dayamak. Ondan bilmek, atfetmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Doğurmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Satmak. Bırakmak veya bağışlamak. Sahip olmasını sağlamak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Tespit etmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Ayırmak, harcamak. Kazandırmak, katmak.

Diğer dillerde Sayfalandırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Sayfalandırmak ne demek? : (-i durum ekiyle kullanılan fiil)