Scabbard türkçesi Scabbard nedir

  • Kılıç kını.
  • Kın (kılıç için).
  • Kılıf.
  • Silahı sıkmak.
  • Kın.
  • Elde sıkıca tutmak.
  • (kılıç vb) kın.

Scabbard ile ilgili cümleler

English: A sheath for a sword is a scabbard.
Turkish: Kılıcın kılıfına kın denir.

Scabbard ingilizcede ne demek, Scabbard nerede nasıl kullanılır?

Scabbard fish : Çatalkuyruk. Çatalkuyruk balığı.

Throw away the scabbard : Savaşı bırakmak. Kılıcın kınını atmak. Bir savaşta dövüşmeyi bırakmak.

Scabbards : Kın. Kılıç kını. Kılıf. Elde sıkıca tutmak. Kın (kılıç için). Silahı sıkmak. (kılıç vb) kın.

Scabbed : Kabuklanmış. Kabuk bağlamış.

Scabbier : Kabuklu. İğrenç. Kabuklanmış. Aşağılık. Yara gibi kabuk kabuk olan. Berbat. Kabuk bağlamış. Uyuz (koyun). Kötü. Uyuz.

Scabby mouth : Kabuklu ağız. Bulaşıcı ektima.

Scabble : Taşı kabaca yontmak. Taşı kaba bir şekilde oymak veya kesmek. Kabasını almak. Kabaca yontmak.

Scab mite : Yara kabuğu akarı. Psoroptidae ailesinde bulunan akar cinsi. bu cinste bulunan türlerin erkekleri 410-564 x 260-460 mikron, dişileri 405-820x350-500 mikron büyüklükte oval ve büyük, deri üzerinde gözle kolayca görülebilen, kapitulumları uzun ve ince, ayakları kalın ve uzun, dorsalden bakıldığında görülebilen, erkeklerin birinci, ikinci ve üçüncü çift ayaklarının, dişilerin ise birinci, ikinci ve dördüncü çift ayaklarının sonunda uzun ve üç eklemli saplar üzerinde vantuzlar bulunan, dişilerin üçüncü çift ayaklarının sonunda ikişer adet uzun kıl bulunan, derisi düz, anüs terminalde, erkeklerinin arka nihayetinde çiftleşmede görev alan genital vantuzlar bulunan en büyük uyuz etkenleri, psoroptes.

 

Scabby : Uyuz (koyun). Aşağılık. Kel. Uyuz. Kabuklanmış. Kötü. İğrenç. Kabuklu. Berbat. Yara gibi kabuk kabuk olan.

Scabbiest : Kabuk bağlamış. Uyuz (koyun). Yara gibi kabuk kabuk olan. Kabuklanmış. İğrenç. Uyuz. Kabuklu. Berbat. Aşağılık. Kel.

İngilizce Scabbard Türkçe anlamı, Scabbard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scabbard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Can : Tutarlı ve yanaşık normal. Uzaklaştırmak (okul). -ebilmek. Edebilmek. Unut damgası. Konservesini yapmak. Kutu. Gıdaların teneke kutu veya cam kavanoz gibi hermetik kaplarda ısı uygulamasıyla dayanıklı duruma getirilmesi. Konservelemek. Kimi uzlaşımlarda, ilgili olduğu veride yanlış bulunduğunu, verinin kullanılmaması gerektiğini göstermek üzere kullanılan bir güdüm damgası.

Cozies : Çaydanlık kılıfı. Konforlu. Örtü. Sıcacık. Hoş. Ev gibi. Sıcak. Sıcak tutmak için keçe ile kaplanmış çaydanlık veya ketıl örtüsü. Samimi.

Cozier : Sıcacık. Örtü. Konforlu. Samimi. Çaydanlık kılıfı. Ev gibi. Çaydanlık örtüsü. Rahat. Hoş.

Stipule : Yan yaprak. Kulakçık. Yaprak sapı dibindeki yaprakçık.

Condoms : Kaput. Kondom. Boru dayanıklığı. Prezervatif.

Condom : Prezervatif. Kaput. Kondom. Boru dayanıklığı.

 

Cases : Neden. Delil. Kap. Kovan. Vukuat. Mahfaza. Kutu. Durum. Valiz. Husus.

Case : Tuhaf tip. Yerine koymak (kasa veya kılıf vb). Kutulamak. Neden. Kanıt. Hukuksal olay. Kovan. Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Husus.

Gaine : Gandarbha. Nepal'de yaşayan etnik bir grup.

Scabbard synonyms : scabbards, sheaths, claddings, cladding, ocrea, casing, capsid, casings, sheath, cosies, cosy, cover, coziest.

Scabbard ingilizce tanımı, definition of Scabbard

Scabbard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sheath. To put in a scabbard. The case in which the blade of a sword, dagger, etc., is kept.