Scabbards türkçesi Scabbards nedir

  • Kın.
  • (kılıç vb) kın.
  • Silahı sıkmak.
  • Kın (kılıç için).
  • Kılıç kını.
  • Kılıf.
  • Elde sıkıca tutmak.

Scabbards ingilizcede ne demek, Scabbards nerede nasıl kullanılır?

Scabbard fish : Çatalkuyruk. Çatalkuyruk balığı.

Throw away the scabbard : Kılıcın kınını atmak. Bir savaşta dövüşmeyi bırakmak. Savaşı bırakmak.

Scabbard : Kın. Kılıç kını. Kın (kılıç için). Elde sıkıca tutmak. Silahı sıkmak. (kılıç vb) kın. Kılıf.

Scabbed : Kabuklanmış. Kabuk bağlamış.

Scabbier : Yara gibi kabuk kabuk olan. İğrenç. Berbat. Aşağılık. Uyuz. Kel. Kabuklu. Uyuz (koyun). Kabuk bağlamış. Kabuklanmış.

Scabby : Kabuk bağlamış. İğrenç. Uyuz (koyun). Berbat. Kabuklu. Kötü. Yara gibi kabuk kabuk olan. Kabuklanmış. Aşağılık. Kel.

Scabbiness : Uyuza yakalanmış olma durumu. Uyuz. Cimrilik. Alçaklık. Kabukluluk. Alçaklılılık. Adilik. Bir sürü kabuğu olma durumu. Bayağılık.

Scabbing : Kabuk bağlamak. Gürültü. Kabuklanmak.

Scabbiest : Uyuz (koyun). Kabuklu. İğrenç. Kabuklanmış. Kabuk bağlamış. Uyuz. Kötü. Kel. Yara gibi kabuk kabuk olan. Berbat.

Scabble : Taşı kabaca yontmak. Taşı kaba bir şekilde oymak veya kesmek. Kabasını almak. Kabaca yontmak.

İngilizce Scabbards Türkçe anlamı, Scabbards eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scabbards ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Wa : Va. Ava. Afrika kıtasının batı bölümü. Batı afrika. Parauk. Çin'de yaşayan etnik bir grup.

Claddings : Dışını kaplama. Giydirme. Plakaj. Kılıf optik. Örtme. Zarflama. Cephe kaplaması.

Coziest : Ev gibi. Samimi. Hoş. Sıcak. Konforlu. Örtü. Sıcacık. Rahat. Çaydanlık kılıfı.

Gaine : Gandarbha. Nepal'de yaşayan etnik bir grup.

Sheaths : Elitra. Dar ve düz elbise. Prezervatif. Kablo kılıfı. Kaplama. Kesici araçların kabı. Kın (bıçak veya kılıç için). Kaput. Kama.

Land : Çakmak. Arsa. Kara parçası. İnmek. Alan. Karaya çıkmak. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği, korunabilen ancak yenilenemeyen, doğal kaynakları sağlayan ortamlardan biri. Karaya ayak basmak. Ülke. Kişisel arazi.

Case : Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Hasta. Sokmak. Hukuksal olay. Görüş. Tuhaf tip. Örnekolay. Husus. Neden.

Cladding : Bir metal katmanı diğerine tutturma işlemi. Örtme. Koruyucu bir katmanla kaplama işlemi. Giydirme. Plakaj. Kılıf optik. Dışını kaplama. Zarflama. Cephe kaplaması.

Condom : Prezervatif. Kondom. Boru dayanıklığı. Kaput.

Condoms : Prezervatif. Kaput. Boru dayanıklığı. Kondom.

Scabbards synonyms : evergreen state, cases, ocrea, capsid, cozies, sheath, stipule, ground, cover, cosies, washington, cosy, casings, can, cozier, scabbard, casing, soil.