Scag türkçesi Scag nedir

Scag ingilizcede ne demek, Scag nerede nasıl kullanılır?

Scagliola : Mermer veya graniti taklit eden plastik işi. Sahte granit. Alçıdan yapılmış mermer taklidi. İmitasyon mermer. Alçıdan yapılmış taklit mermer.

Scags : Mal. Eroin. Çirkin kadın. Eroin (argo terim). Disk üzerindeki bilgiye zarar vermek. Uyuşturucu.

Boscage : Ağaçlık. Çalılık. Koru.

Sca : Scsı konnektör tipi (bilgisayar).

Scab : Grev kırıcı. Kabuk bağlamak. Uyuz. İt herif. Kabuklanmak. Yara kabuğu. Koyun uyuzu. Yara yüzeyinde oluşan kabuk. yara kabuğuyla kaplanma. evcil hayvanlarda uyuz hastalığı. bitkisel ve hayvansal ürünlerin dış yüzeylerini örten sert, selülozlu veya kalkerli kısımları. Kabuk bağlamak (yara).

Scabbard fish : Çatalkuyruk balığı. Çatalkuyruk.

Scab mite : Psoroptidae ailesinde bulunan akar cinsi. bu cinste bulunan türlerin erkekleri 410-564 x 260-460 mikron, dişileri 405-820x350-500 mikron büyüklükte oval ve büyük, deri üzerinde gözle kolayca görülebilen, kapitulumları uzun ve ince, ayakları kalın ve uzun, dorsalden bakıldığında görülebilen, erkeklerin birinci, ikinci ve üçüncü çift ayaklarının, dişilerin ise birinci, ikinci ve dördüncü çift ayaklarının sonunda uzun ve üç eklemli saplar üzerinde vantuzlar bulunan, dişilerin üçüncü çift ayaklarının sonunda ikişer adet uzun kıl bulunan, derisi düz, anüs terminalde, erkeklerinin arka nihayetinde çiftleşmede görev alan genital vantuzlar bulunan en büyük uyuz etkenleri, psoroptes. Yara kabuğu akarı.

 

Scabbard : (kılıç vb) kın. Kın (kılıç için). Kılıç kını. Silahı sıkmak. Elde sıkıca tutmak. Kılıf. Kın.

Scabbiest : İğrenç. Kabuklanmış. Kötü. Uyuz. Kabuk bağlamış. Berbat. Yara gibi kabuk kabuk olan. Uyuz (koyun). Aşağılık. Kabuklu.

Scab over : Kabuk bağlamak.

İngilizce Scag Türkçe anlamı, Scag eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asset : Mülk. Servet. Bilançonun alacaklı yanı. bk. varlık bk. kaynak. Aktif. Kıymetli şey. Yararlı. Değerli şey. Değerli nitelik. Değerli bir nitelik.

Anesthetic : Bayıltıcı. Anestezik. Duyumsuzlaştırıcı. Anastetik. Uyutucu. Anestezi meydana getiren, anestezi oluşturucu ilaç, uyartıya karşı hissiz kılan, duyarsız, anestezik. Anestetik ilaç. Eter.

Bindle : (argo) demet. Bağ. Bohça. Ufak uyuşturucu tozu paketi.

Choses : Şey.

Dynamiting : Patlayıcı madde. Çarpıcı şey. Dinamitle havaya uçurmak. Dinamitlemek. Dinamit. Dinamitle patlatmak. Bomba gibi şey. Potansiyel tehlike.

Drugging : Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). İçkisine ilaç katmak. Uyuşturucu vermek. Uyuşturmak. İlaç vermek. İlaçla uyutmak. Ecza. İlaçla uyuşturmak. İlaç.

Heroins : Toz. Beyaz zehir. Beyaz.

Cattle : Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirenler (ruminantia) alt takımından, mideleri dört odalı, ayaklarında daima üç parmak bulunan, üst kesici dişleri bulunmayan bir üst familya. boynuzlugiller (bovidae), geyikgiller (cervidae) ve zürafagiller (giraffidae) olmak üzere 3 familyası vardır. Sığırlar. Öküz. Sığır ve davarlar. İnsanlar. Sığır. Davar. Büyükbaş hayvan.

 

Effects : Menkul kıymetler. Etkiler. Etmenler. Bakiye. Eşya. Nakit toplamı. Kişisel eşyalar. Efekt. Servet.

Scag synonyms : big h, hell dust, gogos, bo, bindles, dozy, hypnotics, h, dynamite, douche, bricks, anodyne, old bag, douched, dynamited, skag, thunder, dynamites, anaesthetic, airhead, junk, hypnotic, freehold, douches, heroin, assets, commodities, joy powder, chose, smack, joypowder, gogo, nose drops.