Scatterer türkçesi Scatterer nedir

  • Dağıtan kimse.
  • Genişletip yayan kimse.

Scatterer ingilizcede ne demek, Scatterer nerede nasıl kullanılır?

Scatterers : Genişletip yayan kimse. Dağıtan kimse.

Scattered : Dağıtılmış. Seyrek. Saçılmış. Tarumar. Yayılmış. Perişan. Dağılmış. Dağınık. Aralıklı.

Scattered radiation : Saçılmış ışınım. Saptırılan ışınım. Saçılmalı radyasyon. Bir madde içinden geçişi sırasında, enerjisi ve başlangıç yönü saptırılmış olan ışınım.

Be scattered : Saçılmak. Serpilmek. Perişan olmak. Savrulmak. Dağılmak.

Scatter about : Hallaç pamuğu gibi atmak.

Scatter brain : Sersemlemiş veya anlamsız kimse. Dağınık fikirli. Açık ve düzenli bir şekilde düşünmeyen kimse. Dağılmış beyinli.

Scatter to the winds : Çarçur etmek.

Scatter brained : Sersemlemiş veya anlamsız kimse. Açık ve düzenli bir şekilde düşünmeyen kimse. Dağılmış beyinli.

Backward scatter : Geri saçılma.

Scatter plot : Saçılım grafiği. Serpme çizim. Serpme diyagramı.

İngilizce Scatterer Türkçe anlamı, Scatterer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scatterer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Separate : Ayrıbasım. Ayırmak. Ayrı yaşamak. Kopmak. Tek başına olan. Ayrık. Müstakil. Bireysel. Ayrı.

 

Divide : Kırışmak. Ayrılmak. Dağıtmak. Ayırmak. Taksim etmek. Bölme. Sınıflandırmak. Paylaşma, paylara ayırma. Bölünmek. Paylaşmak.

Disband : Lağvetmek. Feshetmek. Terhis etmek. (grup) dağılmak. Ayırmak. Dağılmak. Dağıtmak. (bir grubu) tasfiye etmek.

Dispel : Yok etmek. Gidermek. Dağıtmak. Defetmek.

Break up : Bitmek. Tatile girmek. Yolları ayrılmak. Dağılıp parçalanmak. Ayrılmak. Parçalanmak. Ufalamak. Parçalamak. Dağılmak. İlişkiyi kesmek.

Dispenser : Dispensır. Dağıtma aracı. Dağıtıcı alet. Eczacı. Belli miktarda sıvının çok sayıdaki tüplere eşit hacimlerde dağıtımını sağlayan alet, dispensır. Dağıtma makinesi. Tevzi eden. Dağıtıcı.

Distributed : Yayılmış. Yayık. Ayrılmış. Dağıtılmış. Dağıtımlı. Kısımlanmış. Dağıtılan. Dağınık. Dağıtık. Dağılmış.

Dissipate : Harcanmak. Dağılmak. Yaymak. Har vurup harman savurmak. Aptalca harcamak. Çarçur etmek. Gidermek. Yok olmak. Boşa harcamak. Dağıtmak.

Disperse : Dağılmak. Saçmak. Ayrılmak. Serpilmek. Dağıtmak. Kaçışmak. Gidermek. Ayırmak. Açılmak. Yaymak.

Scatterer synonyms : scatterers.

Scatterer zıt anlamlı kelimeler, Scatterer kelime anlamı

Concentrated : Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Çok güçlü. Konsantre. Yoğunlaşmış. Yoğuşuk. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Konsantre olmuş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğun. Derişik.

Coherent : Yapışıcı. Kararlı girişim örnekçesi oluşturmak için, girişen dalgaların kaynaklarında evre birliği sağlanmış olması. Eşevreli. Koherent. Birbirini tutan. Uygun. Ahenkli. Kolay anlaşılır. İnsicamlı.