Schistocyte türkçesi Schistocyte nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Bölünmek üzere olan kan hücresi.
- Şistosit.
- Parçalanan ve boş parçalar haline gelen eritrosit.
Schistocyte ingilizcede ne demek, Schistocyte nerede nasıl kullanılır?
Schistodactylie : Yarık parmaklılık. Şistodaktili.
Schistome trematode : Kan kelebekleri. Şistom trematod.
Schistorrhachis : Spina bifida. Belkemiğinin doğuştan ayrık olması.
Schistosis : Barut tozu solumak süretiyle ciğerlerde lif dejenerasyonu oluşması. Akciğerlerde taş tozu ve ince partiküller gelişimi ile karakterize durum (tıp veya medikal terimi).
Schistosity : Şistozite. Şistleşme. Yapraklanma. Dokusu yapraklı bir kayacın levha ya da ince yaprak biçiminde ayrılabilmesi. Şistiyet. Şistlenme.
Schistosoma reflexum : Karın boşluğunun kapanmaması ve göğüs ve karın boşluğundaki organların ince amniyojen bir keseyle örtülü olarak karın boşluğu dışına çıkmasıyla belirgin yapılış bozukluğu. Şistozoma refleksum.
Schistosomal myelitis : Beyin, omurilik veya beyin zarlarında schistosoma cinsi digenetik trematodların neden olduğu enfeksiyon. insanlarda genellikle schistosoma japonicum, schistosoma mansoni ve schistosoma haematobium eneksiyona neden olmaktadır. sinir sisteminin s. japonicum ile enfeksiyonu akut meningoensefalitis ve kronik bir ensefalopatiye neden olurken, s. mansoni ve s. haematobium omuriliğin aşağı kısımlarında akut transversal miyelitise neden olur. Nöroşistosomozis.
Schistosome dermatitis : Şistosom dermatitisi. Serker dermatitisi.
Schistosomal myelopathy : Nöroşistosomozis. Beyin, omurilik veya beyin zarlarında schistosoma cinsi digenetik trematodların neden olduğu enfeksiyon. insanlarda genellikle schistosoma japonicum, schistosoma mansoni ve schistosoma haematobium eneksiyona neden olmaktadır. sinir sisteminin s. japonicum ile enfeksiyonu akut meningoensefalitis ve kronik bir ensefalopatiye neden olurken, s. mansoni ve s. haematobium omuriliğin aşağı kısımlarında akut transversal miyelitise neden olur.
Schistosomal dysentery : Bağırsak şistosomozisinde görülen dizanteri tablosu. Şistosomal dizanteri.
İngilizce Schistocyte Türkçe anlamı, Schistocyte eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Schistocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Schistocyte synonyms : abiotic environment, a chromosome, a cells, abductor muscle, a site, abramis zone.

Bu kısımda Schistocyte kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Schistocyte ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Schistocyte anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Schistocyte ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.