Scopula türkçesi Scopula nedir

  • Tırmanıcı örümceklerde her ayakta çengelin yerine gelişmiş saçak şeklinde kıl grubu.
  • Skopula.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Scopula ingilizcede ne demek, Scopula nerede nasıl kullanılır?

Scopulariopsis : Gıdalarda, beyaz, kahverengi, sarımtırak, gri-kahverengi veya siyah renkli koloni oluşturan küf cinsi. Scopulariopsis. Skopularyopsi.

Scopulate : Fırçaya benzeyen (zooloji). Tarak şekilli. Tarağa benzeyen. Fırça şekilli.

Scop : Ozan. Şair. Eski ingiliz şair veya ozanı (arkaik).

Scoparin : Skoparin.

Scope : Olağan sinema görüntülüğünden daha büyük olan, filmin çerçeve oranına bağlı olarak değişen görüntülük. Konu. Saha. Olanak. Fırsat. Amaç. Sık sık olan. Niyet. Anlama yeteneği. Genişlik.

Scopes monkey trial : Eyalet yasalarını ihlal ettiği ve devlet okulunda evrim teorisini öğrettiği için tennesseeli öğretmen john scopes'un 1925 yılında yargılanması davası (scopes önce suçlu bulundu fakat daha sonra beraat etti). Scopes maymun yargılaması.

Scope of authority : Yetki alanı.

Scopometry : Skopometri.

Scopie : Radyoskopi. Skopi.

Scope id : Kapsam kimliği.

İngilizce Scopula Türkçe anlamı, Scopula eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scopula ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Feather : Tüylenmek. Tüyle kaplamak. Kuşların vücutlarını örten çeşitli yapı ve renkteki üst deri uzantıları. Kama. Kuş tüyü. Kuştüyü. Köpük (dalga). Tüylerle donatmak. Kuştüyü ile kaplamak. Tüy.

Shoulder joint : Omuz eklemi.

Os : Os planum. Metalik kimyasal element. Os tarsale ııı. Os lunatum. Ön ayak bilek kemiklerinden alt sıradaki kemiklerin en dışta olanı, os hamatum. Üçüncü parmak kemiğinde yer alan susam kemiği. İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Köpekte, ratta ve porsukta varlığı bildirilmiş oluklu sonda biçiminde bir kemik. Orta kulak kemikçiklerinden birisi.

Shoulder blade : Kürekkemiği. Kürek kemiği. Skapula. Omuz kemiği.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Shoulder : Kabul etmek. Omuzla itmek. Üstüne almak. Omuza almak. Omuz. Destek. Duyarlıkölçümü eğrisinin üstte sağa doğru kırılan; ışıklamadaki artışın yoğunlukta aynı ölçüde artışa yol açmadığı, dolayısıyla negatif gereçlerde konunun tüm özelliklerini yansıtmayan, düşük ışıklama bölgesinin yer aldığı bölümü. Ön kolların bağlı olduğu omuz kemerinin bulunduğu bölge. Omuzlamak. Banket.

 

Plume : Tüylerle süslemek. Nişan. Tüy. Tüy (kuşa ait). Bulut (tüy şeklinde). Sorguç. Tuğ. Mükafat. Kuş tüyü. Kuştüyü.

Scopula synonyms : glenoid cavity, acromial process, glenoid fossa, abacus bodies, aardvark, acacia, a cell, endoskeleton, a protein, plumage, shoulder bone, aardwolf, articulatio humeri, a cells, aardvarks, abiotic environment, abo blood groups system, a chromosome, bone, abambulacral area, acromion.

Scopula ingilizce tanımı, definition of Scopula

Scopula kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A peculiar brushlike organ found on the foot of spiders and used in the construction of the web.