Scow türkçesi Scow nedir

Scow ile ilgili cümleler

English: Ali scowled at Mary.
Turkish: Ali Mary'ye kaşlarını çattı.

English: She scowled at the rude salesman.
Turkish: Kaba satıcıya kaşlarını çattı.

English: Did you like Moscow?
Turkish: Moskova'yı beğendin mi?

English: A young Kyrgyz woman, creating a miracle with her own hands in Moscow, amazed the Dagestanis.
Turkish: Dağıstanlılar, Moskova'da kendi elleriyle bir mucize yaratan Kırgız bir kız yüzünden şaşırıp kaldılar.

English: Did you know that Julia lived 10 years in Moscow? That's why she speaks Russian so well.
Turkish: Julia'nın 10 yıl Moskova'da yaşadığını biliyor muydun? Bu nedenle o kadar iyi Rusça konuşur.

Scow ingilizcede ne demek, Scow nerede nasıl kullanılır?

Scowl : Kaşlarını çatmak. Somurtma. Kaş çatmak. Sinirli bakmak. Tehditkar bir şekilde bakmak. Kaş çatma. Sert sert bakmak.

Scowled : Kaş çatmak. Kaş çatma. Sinirli bakmak. Sert sert bakmak. Kaşlarını çatmak. Somurtma.

Scowler : Kaşlarını çatan kimse. Sert sert bakan. Kaş çatan. Kızgın ve kasvetli yüz ifadesi olan kimse. Sinirli bakan. Somurtan kimse.

Scowlers : Kaş çatan. Kaşlarını çatan kimse. Sert sert bakan. Somurtan kimse. Kızgın ve kasvetli yüz ifadesi olan kimse. Sinirli bakan.

 

Scowling : Abus. Çatık kaşlı. Kaş çatan. Sert bakan.

Scoff at : Alay etmek. Dudak bükmek.

Scows : Mavna. Duba. Yük teknesi. Salapurya.

Scoffed : Dalga geçilmiş. Dudak bükmek. Alay etmek. Alay edilmiş. Maskara edilmiş. Oburca yemek. Dalga geçmek. Maskara etmek.

Scowls : Sinirli bakmak. Sert sert bakmak. Kaş çatma. Somurtma. Kaşlarını çatmak. Kaş çatmak.

Scoff at an idea : Bir kavram veya fikri küçümseyerek alaya almak. Bir fikirle dalga geçmek.

İngilizce Scow Türkçe anlamı, Scow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smail lighter : Ticari eşya taşımacılığında kullanılan ufak yelkenli gemi.

Bollards : Trafik yöneltme külahı. İskele babası. Kısa kalın direk. Baba. Işıklı yol direği.

Hoy : Atmak. Tarak gemisi. Küçük yelkenli feribot. Hey. Ho.

Caisson : Sandık. Keson. Cephane sandığı. Sututmalık. Sualtında temel atma sandığı. Batırma kuyu. Tavan teknesi. Cephane arabası.

Lighters : Çakmak.

Camels : Deve. Tombaz. Kayık biçiminde yüzdürme dubası.

Boat : Çırnık. Taka. Sandalla gezmek. Kayıkla gezmek. Boyu 8-10 m, yük taşıma kapasitesi 5-6 ton olan, arkası düz, ortasında küçük bir ambarı bulunan balıkçılıkta ve yük taşımada kullanılan karadeniz bölgesine özgü bir tür kıyı teknesi. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Tekne. Kayıkla taşımak. Kayık. Gemi.

Camel : Deve. Kayık biçiminde yüzdürme dubası. Tombaz. Gemi yüzdürme dubası. Gemi yüzdürme aracı. Hecin.

Scow synonyms : pontons, scows, ponton, bulk carrier, barged, flatboat, bollard, pontooning, barges, lighter, lightering, ark, arks, barge, caissons, pontoon.

Scow ingilizce tanımı, definition of Scow

Scow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large flat-bottomed boat, having broad, square ends. To transport in a scow.