Scrutinised türkçesi Scrutinised nedir

  • İrdelenmiş.
  • Araştırmak.
  • Dikkatle incelenmiş.
  • Teftiş etmek (ayrıca scrutinize).
  • İyice incelenmiş.
  • Denetlemek.
  • Sıkı şekilde kontrol etmek.
  • Soruşturmak.
  • İnce eleyip sık dokunmuş.

Scrutinised ingilizcede ne demek, Scrutinised nerede nasıl kullanılır?

Scrutinise : Mercek altına almak. Araştırmak. Denetlemek. İncelemek. Oy saymak (şirketlerin genel kurul toplantılarında oylama sonrası). Soruşturmak. Dikkatle incelemek. Teftiş etmek (ayrıca scrutinize). Mütalaa etmek. İrdelemek.

Scrutiniser : İyice araştıran. İyice inceleyen. Müfettiş (ayrıca scrutinizer). Dikkatli bir şekilde araştırıp denetleyen kimse. İnce eleyip sık dokuyan. Araştırmacı. İrdeleyen. Dikkatle inceleyen.

Scrutinises : Denetlemek. Bütün boyutlarıyla ele almak. Mütalaa etmek. Mercek altına almak. İrdelemek. Sıkı şekilde kontrol etmek. Yakın takibe almak. Oy saymak (şirketlerin genel kurul toplantılarında oylama sonrası). İncelemek. İnce eleyip sık dokumak.

Scrutinising : Araştırmak. Denetlemek. Teftiş etmek (ayrıca scrutinize). Sıkı şekilde kontrol etmek. Soruşturmak. İrdeleme. İnce eleyip sık dokuma. İyice inceleme. Dikkatle inceleme.

Scrutinies : İnce eleyip sık dokuma. Tetkik. Dikkatle bakma. Seçim kontrolü. Oyların tasnifi. Araştırma. Dikkatli inceleme. Denetleme. Oyların yeniden sayımı. Tahkik.

 

Scrutinized : İrdelenmiş. Dikkatle incelemek. İnce eleyip sık dokumak. Dikkatle incelenmiş. İyice incelenmiş. İnce eleyip sık dokunmuş. İyice incelemek.

Scrutinize : İncelemek. Bütün boyutlarıyla ele almak. Yakın takibe almak. Dikkatle gözden geçirmek. Mercek altına almak. Dikkatle bakmak. Mütalaa etmek. Dikkatle incelemek. Oy saymak (şirketlerin genel kurul toplantılarında oylama sonrası). İyice incelemek.

Scrutinizers : Müfettiş (ayrıca scrutiniser). İrdeleyen. Dikkatle inceleyen. Araştırmacı. İyice araştıran. İyice inceleyen. İnce eleyip sık dokuyan. Dikkatli bir şekilde araştırıp denetleyen kimse.

Scrutinizing : Dikkatle incelemek. İnce eleyip sık dokuma. İyice inceleme. Dikkatle inceleme. İyice incelemek. İnce eleyip sık dokumak. İrdeleme.

Scrutineers : Oy sayıcı. Oy sayan kişi. Oy sayım memuru. Resmi müfettiş (çogunlukla oy pusulalarının). Eleştirmen. Sorgu hakimi.

İngilizce Scrutinised Türkçe anlamı, Scrutinised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scrutinised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delve into : Didiklemek. -yı derinlemesine araştırma (bir konu mesele vs). Derinlemesine araştırmak. -nın içine dalma.

Analyze : İncelemek. Çözümlemek. Tahlil yapmak. Çözümleme. Analiz yapmak. Tahlil etime, inceleme. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Analiz etmek.

Size up : Takdir etmek. Değer biçmek. Eşit olmak. Ölçüp biçmek. Anlamaya çalışmak. Notunu vermek. -in nasıl bir biri olduğunu anlamak. Not vermek. -in nasıl bir şey olduğunu anlamak. Ölçmek.

Delved : Bellemek. Derinlemesine araştırmak. Altüst ederek aramak. Kazmak. Arayıp taramak.

 

Enquires : Soru sormak. Sormak.

Ascertaining : Aslını öğrenmek. Öğrenmek. Anlamak. Doğrusunu öğrenmek. Aslını anlama. Bulmak. Doğrusunu anlama.

Enquiring : Soruşturma. Sormak. Soru sormak.

Cast around : Volta vurmak. Aranıp durmak. Sıkıntıyla aramak. Tasarlamak. Çare aramak. Arayıp sormak.

Analysed : Çözümlemek. İncelemek. Çözümlenen. Tahlil etmek. Analiz edilmiş. Analiz etmek.

Excuss : İncelemek. Iskartaya çıkarmak. Başından savmak. Başından atmak. Kanun tarafından el koymak (eşyalara veya mallara). Kurtulmak. Yakasını sıyırmak.

Scrutinised synonyms : breen, delves, inspected, check into, analyse, audited, check through, babysit, checks, delve, examine, check over, check up, enquired, analysing, hand over, cast about, take stock, guard, scrutinise, canvass, analyzes, explores, check back, check, ascertain, canvassed, check up on, flyspecked, audit, babysat, censor, scrutinize.