Sculpture türkçesi Sculpture nedir

  • Oyma.
  • Yontuculuk.
  • Heykel.
  • Oymak.
  • Yontu.
  • Heykelcik.
  • Heykelini yapmak.
  • Heykel sanatı.
  • Yontmak.
  • Heykeltıraşlık.
  • Heykeltraşlık yapmak.
  • Heykel yapmak.
  • Yontusunu yapmak.

Sculpture ile ilgili cümleler

English: There is a glass sculpture in the garden.
Turkish: Bahçede cam bir heykel var.

English: "The Thinker" is a well-known Rodin sculpture.
Turkish: "Düşünen Adam" tanınmış bir Rodin heykelidir.

English: The children made sculptures out of wire.
Turkish: Çocuklar telden heykeller yaptı.

English: I really can't understand modern sculpture.
Turkish: Modern heykeltıraşlığı gerçekten anlayamıyorum.

English: He went to art school to study painting and sculpture.
Turkish: O, resim ve heykel eğitimi için sanat okuluna gitti.

Sculpture ingilizcede ne demek, Sculpture nerede nasıl kullanılır?

Sculpture a head : Bir baş heykeli yapmak. Bir kafa oymak. Bir kafanın şeklini yontmak.

Sculpture bienale : Heykeltraş bienali. Heykeltraşlar konferansı.

What period is this sculpture from : Bu heykel hangi döneme ait.

Ice sculpture : Buzdan heykel.

Sculptured : Oymak. Yontulmuş. Yontmak. Heykeli yapılmış. Heykel şekli verilmiş. Heykelini yapmak. Heykeltraşlık yapmak. Oyulmuş.

Sculpted : Heykeltraşlık yapmak. Heykelini yapmak. Heykeli yapılmış. Oyulmuş. Heykel şekli verilmiş. Yontmak. Yontulmuş. Oymak.

 

Sculpturesque : Heykelimsi. Heykele benzeyen. Heykel gibi.

Sculpting : Şekil verme. Yontmak. Oymak. Heykelini yapmak. Heykeltraşlık yapmak.

Sculptures : Heykelcik. Heykeltıraşlık. Oyma. Yontuculuk. Heykelini yapmak. Oymak. Heykeltraşlık yapmak. Yontmak. Heykel. Heykel yapmak.

Sculptor : Yontar (takımyıldızı). Heykeltıraş. Yontuculuk. Heykeltraş. Heykeltıraşlık. Heykelci. Oymacı. Yontucu.

İngilizce Sculpture Türkçe anlamı, Sculpture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sculpture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Molding : Silme. Döküm. Kalıplama. Süsleme. Zıh. Korniş. Kalıp parçası. Pervaz. Tiriz. Kalıpta yapılmış şey.

Caved : Yıkılmak. Kazmak. Açmak. Boyun eğmek. Partiden kopmak. Pes etmek. Çökmek. Batmak.

Carving : Oyma işi. Oymacılık. Kıvırcık. Kuklanın yontularak ortaya çıkarılması. Hakketme. Hakkaklık. Kukla yontma. Oyma eser. Kazı.

Artistic creation : Sanatsal yaratıcılık.

Chisels : Dolandırmak. Tornavida. Sızdırmak. Kazıklamak.

Statuary : Heykeltraşlıkla ilgili. Heykelcilikte kullanılan. Heykeltıraşlıkla ilgili. Heykeller. Yontular.

Bronze : Bronzlaştırmak. Tunç. Bronzdan yapılmış. Bronzlaşmak. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Bronz sanat eseri. Bronz rengi. Bronz. Genellikle % 1-10 kalay ve % 90-99 bakırdan oluşan alaşımlar.

Abstract : Aşırmak. Ayırmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Almak. Özetlemek. Kafasını meşgul etmek. Çekmek. Soyutlamak. Çalmak. Özet çıkarmak.

Chiseling : Taraklama. Kesme işlemi. Dolandırmak. Yontma. Sızdırmak. Pürüzlendirme. Kazıklamak.

 

Sculpture synonyms : solid figure, rilievo, clay sculpture, three dimensional figure, plastic art, sculptural relief, figurines, moulding, etchings, engraving, effigies, exsection, carve, chip, statues, glyph, sculpted, sculp, fine arts, iconography, modelling, fair, artistic production, effigy, chiselling, cavitations, cuts, relief, statuaries, association, carvings, chipped, images.

Sculpture zıt anlamlı kelimeler, Sculpture kelime anlamı

Mobile : Seyyar. Cep tel. Devingen. Hareket eden. Rüzgarın etkisiyle hareket eden küçük süs eşyası. Gezgin. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Değişken (fikir). Değişken.

Stabile : Durağan. Sabit. Stabil. Sabitleştirilmiş bir çerçeveye tutturulmuş çeşitli parçalardan oluşan soyut heykel. Dengeli.

Sculpture ingilizce tanımı, definition of Sculpture

Sculpture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The art of carving, cutting, or hewing wood, stone, metal, etc., into statues, ornaments, etc., or into figures, as of men, or other things. Hence, the art of producing figures and groups, whether in plastic or hard materials. To carve. To engrave. To form with the chisel on, in, or from, wood, stone, or metal.