Sean türkçesi Sean nedir

  • John'un bir şekli olan ingilizce erkek ismi.
  • Bir erkek ismi.
  • Erkek ismi.

Sean ile ilgili cümleler

English: The letters ASEAN stand for the Association of Southeast Asian Nations.
Turkish: ASEAN harfleri Association of Southeast Asian Nations anlamına gelir.

English: Sleep tight, Sean.
Turkish: İyi geceler,sıkı uyu, Sean.

Sean ingilizcede ne demek, Sean nerede nasıl kullanılır?

Sean connery : Bazı james bond filmlerinin başrolünde oynayan kişi. (1930'da thomas connery olarak doğan) iskoç sinema oyuncusu. Dokunulmazlar daki rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında 1987 akademi ödülü sahibi.

Sean penn : O kadar güzel ki filmindeki rolü ile en iyi oyuncu dalında 1997 cannes film festivali ödülü. (1960 doğumlu) amerikalı sinema oyuncusu.

Seanad : Seanad eireann. İrlanda cumhuriyeti parlementosunun üst kanadı.

Seanad eireann : Seanad. İrlanda cumhuriyeti parlementosunun üst kanadı.

Seance : Ruh çağırma seansı. Ruh çağırma toplantısı. Oturum. Toplantı. Seans.

Sea anchor : Deniz çapası. Sürüklenmesini engellemek amacıyla gemiden atılan aygıt. Deniz demiri. Denizdeyken bir gemiyi bir yerde tutmak için kullanılan cihaz. Açık deniz demiri.

Sea air : Denizde bulunan taze tuzlu hava. Deniz havası.

Nauseant : Kusturan. Mide bulantısı veren ilaç. Mide bozulmasına neden olan. Kusturucu ilaç. Kusturucu. Mide bulantısına neden olan.

 

Sea anemon : Denizşakayığı. Sölenterler (coelenterata) alt bölümünden, knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından, çok sayıda, uzun, dokunaçları bulunan, akdeniz'de yaşayan türleri içine alan bir cins.

Odyssean : Odysseus ile ilgili. Homer tarafından yazılan eski yunan epiği odyssey ile ilgili olan veya onun özelliklerini taşıyan.

İngilizce Sean Türkçe anlamı, Sean eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sean ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alan : Bir erkek adı.

Spell : Büyülenme. Sihir. İmlasını yazmak. Söylemek. Vardiya. Büyülemek. Çekıcilik. Belirtmek. Kısa mesafe. Büyü.

Signify : İfade etmek. Bildirmek. Belirtmek. Anlamına gelmek. Göstermek. Delalet etmek. İşaret etmek (bir hareketle). İşareti olmak. Demek olmak.

Lawrence : Lady chatterly'nin sevgilisi nin yazarı. İndiana eyaletinde şehir. Bir soyadı. Bağımsız arap devletlerinin kurulmasına destek olmak için çalışan ingiliz asker ve yazar. Kansas eyaletinde şehir. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Massachusetts eyaletinde şehir. T. e. lawrence arabistanlı lawrence (1888-1935). Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İngiliz romancı.

Kurt : Bir soyadı. Basıklık.

Abbott : Bir erkek adı. Bir soyadı. Teksas eyaletinde şehir.

Aaron : Soyadı. Harun (hz musa'nın kardeşi). İbranilerin ilk başrahibi (incil). Bir erkek adı. Musa'nın ağabeyi.

Alex : Bir kadın adı (alexandra'nın bir biçimi). Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Bir erkek adı (alexander'ın bir biçimi).

 

Alfred : Maine eyaletinde yerleşim yeri. Ontario'nun (kanada) bir kasabası. New york eyaletinde yerleşim yeri. Maine şehrinin (abd) bir kasabası. Bir soyadı. Bir erkek adı. Büyük alfred (849-899). New york eyaletinde (abd) adına üniversitesi de olan bir kasabanın ve köyün adı. Wessex kralı (ingiltere).

Kent : İngiltere'de idari bir bölge. Washington eyaletinde şehir. Connecticut eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Minnesota eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde şehir. İngiltere'de bölge.

Sean synonyms : typify, alejandro, entail, aim, lazzaro, andrew, intend, gilbert, convey, alans, represent, laurence, kenneth, allan, anthony, symbolise, get, lauren, import, kareem, alexander, klee, necessitate, drive, adrian, allen, lavi, alexanders, andy, symbolize, langdon, kobe, langston.

Sean zıt anlamlı kelimeler, Sean kelime anlamı

Straighten : Yoluna koymak. Yoluna girmek. Toplamak. Düzlemek. Kalkmak. Düzleştirmek. Halletmek. Düzelmek. Doğrusunu açıklamak. Doğrulmak.

Abnormal : Düzgüsüz. Gayrinormal. Olağanüstü. Bilinen olağan yapı, davranış, durum veya kuralın dışında olma, tabi olmayan, normal olmayan, normal dışı, abnormal. kusurlu teşekkül, sakatlık. Normal dışı, anormal. Anormal. Sapkın. Abnormal. Düzensizlik.

Sean ingilizce tanımı, definition of Sean

Sean kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A seine. [Bakınız: Seine].