Seance türkçesi Seance nedir

Seance ingilizcede ne demek, Seance nerede nasıl kullanılır?

Seances : Oturum. Ruh çağırma seansı. Toplantı. Seans.

Sean connery : Bazı james bond filmlerinin başrolünde oynayan kişi. (1930'da thomas connery olarak doğan) iskoç sinema oyuncusu. Dokunulmazlar daki rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında 1987 akademi ödülü sahibi.

Sean penn : (1960 doğumlu) amerikalı sinema oyuncusu. O kadar güzel ki filmindeki rolü ile en iyi oyuncu dalında 1997 cannes film festivali ödülü.

Sean : Bir erkek ismi. John'un bir şekli olan ingilizce erkek ismi. Erkek ismi.

Seanad : Seanad eireann. İrlanda cumhuriyeti parlementosunun üst kanadı.

Seanad eireann : Seanad. İrlanda cumhuriyeti parlementosunun üst kanadı.

Tennesseans : Tennesseeli (abd) veya orada yaşayan kimse.

Tennessean : Tennesseeli (abd) veya orada yaşayan kimse.

Sea anemon : Denizşakayığı. Sölenterler (coelenterata) alt bölümünden, knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından, çok sayıda, uzun, dokunaçları bulunan, akdeniz'de yaşayan türleri içine alan bir cins.

Nauseant : Kusturucu ilaç. Mide bozulmasına neden olan. Kusturan. Mide bulantısı veren ilaç. Kusturucu. Mide bulantısına neden olan.

 

İngilizce Seance Türkçe anlamı, Seance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assemblies : Çevirme (bilgisayar). Kongre. İçtima (askeri terim). Montaj. Meclis. Kurul.

Congregations : Topluluk. Cemaat. Senato toplantısı. Toplanma. Toplama. Dinsel örgüt.

Concourse : Gelme. Meydan. Bir araya gelme. Toplanma. Park gezinti yolu. İzdiham. Geniş yer. Kalabalık. Terminal salonu. Açık alan.

Table rapping : Ruhun masaya vurması.

Table lifting : Ruhun masayı çevirmesi.

Showings : Oynama. Gösteri. Durum. İzhar. Gösterimde olma. Sergi. Belirtme. Gösteriş. Gösterme.

Get together : Toplanmak. Anlaşmaya varmak. Biriktirmek. Kafa kafaya verip konuşmak. Bir araya gelmek. Toplamak. Buluşmak. Bir araya gelip konuşmak.

Congress : Toplanma. Kongre. Eski türk devletlerinde temel sorunları görüşmek üzere yapılan genel toplantı. önemli sorunları görüşüp karara bağlamak üzere yetkili kişilerce düzenlenen toplantı. Meclis oturumu. Meclis. Kurultay.

Sitting : Oturan. Bir yerde yerleşmiş bulunan. Poz verme. Kuluçkalık. Oturuş. Birleşim. Kuluçka süresi. Oturmakta olan. Oturma.

Seance synonyms : table tapping, table tipping, table tilting, seances, meetings, assemblages, forum, conferences, assemblage, amassment, amassments, fora, hearings, clinic, conclave, assembly, companies, congregation, hearing, spirit rapping, conference, session, company, residences, residence, table turning, meeting, forums, congresses, residing, projection, sesh, court.