Seceded türkçesi Seceded nedir

Seceded ile ilgili cümleler

English: Japan seceded from the League of Nations in 1933.
Turkish: Japonya 1933'te Milletler Cemiyetinden ayrıldı.

Seceded ingilizcede ne demek, Seceded nerede nasıl kullanılır?

Secede : Çekilmek. Ayrılmak (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). Çıkmak. Üyelikten çekilmek. Ayrılmak. Görevden ayrılmak.

Seceder : Ayrılan kimse. Dininden dönen kimse.

Seceders : Dininden dönen kimse. Ayrılan kimse.

Secedes : Ayrılmak (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). Üyelikten çekilmek. Ayrılmak. Çekilmek. Görevden ayrılmak. Çıkmak.

Seceding : Çekilmek. Ayrılmak. Çıkmak. Resmi olarak bir organizasyon ortaklık ya da anlaşmadan çekilme.

Secessionists : Ayrılma yanlısı. Ayrılma yanlısı (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). Ayrılıkçı.

Secessions : İtizal. İftirak. Uzaklaşma. Bölünme. Ayrılma (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). Ayrılma.

Secernent : İfraz edici ilaç. Farklı muamele yapma ayrımcılık yapma eylemi. İfraz edici. Farklı olarak ayırım yapma eylemi.

Secession : Uzaklaşma. Bölünme. Ayrılma. Ayrılma (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). Üyelikten çekilme. İftirak. İtizal.

 

Secernentea infections : Secernenteaenfeksiyonları. Secernentea alt sınıfında bulunan nematodların neden olduğu enfeksiyon.

İngilizce Seceded Türkçe anlamı, Seceded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seceded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break away : Kopmak. Kirişi kırmak. Kurtulmak. Kaçmak. Fırlamak. Sıvışmak. Kaçıp kurtulmak.

Declines : Çökmek. Reddedilen. Eğmek. Zayıflamak. Düşmek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Çevirmek. Bozulmak. Azalmak.

Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yükselmek. Ağmak. Tahta çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Artmak.

Breaking up : Dağılma. (çiftlerin) ayrılması. İlişkiyi bitirme. Parçalayan. Sevgililerin ayrılması olayı. Ayrılma. Ayrılma (sevgiliden).

Come away : Kayıp gitmek. Ayrılıp gelmek. Yerinden çıkmak. Terketmek. Terk etmek. Yerinden oynamak. Kopuvermek. Sökülmek.

Absent oneself from : Uzak durmak. Geri çekilmek. Kendini çekmek. Okuldan kaçmak. Katılmamak. -den uzak durmak. Karışmamak. Başka yerde kalmak.

Requisite : Lüzum. Zorunlu. Lazım. Malzeme. Gereklilik. İhtiyaç. Zaruri. Gerekli şey. Elzem. Mecburiyet.

Back away : Geri çekilmek. Ödün vermek. Bırakmak. Geriye çekilmek.

Apostatized : Dinden dönmek. Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dönmek (din).

Ascended : Çıkmak (tahta). Yukarı çıkmak. Ziyadeleşmek. Yükselmek. Tahta çıkmak. Tırmanmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ağmak. Artmak.

 

Seceded synonyms : apostatize, bow out of, break up, split up, abates, apostatizes, abdicating, be absent, abdicates, apostatise, ascends, bow out, break with, part, broken through, bump up, come about, be separated, splinter, abscond from, declined, bow, separate, split, arise from, be through with, break through, breaking out, come of, be through, climbed, abdicated, necessary.

Seceded zıt anlamlı kelimeler, Seceded kelime anlamı

Unnecessary : Fuzuli. Lüzumsuz. Gereksiz. Faydasız. Abes. Gereğinden fazla.

Advance : İleri sürmek. Öndelik. Atamak. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Gelişme. Geliştirmek. İleri almak. İleri gitme. Öne almak. Avans.

Stay in place : Yerinde kalmak.