Seceder türkçesi Seceder nedir

  • Ayrılan kimse.
  • Dininden dönen kimse.

Seceder ingilizcede ne demek, Seceder nerede nasıl kullanılır?

Seceders : Dininden dönen kimse. Ayrılan kimse.

Secede : Ayrılmak. Ayrılmak (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). Görevden ayrılmak. Üyelikten çekilmek. Çıkmak. Çekilmek.

Seceded : Çıkmak. Resmi olarak bir ortaklık ya da anlaşmadan çekilmiş. Çekilmek. Ayrılmak.

Secedes : Çekilmek. Ayrılmak. Görevden ayrılmak. Çıkmak. Ayrılmak (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). Üyelikten çekilmek.

Seceding : Çıkmak. Çekilmek. Resmi olarak bir organizasyon ortaklık ya da anlaşmadan çekilme. Ayrılmak.

Secessions : Bölünme. İftirak. Ayrılma (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). İtizal. Uzaklaşma. Ayrılma.

Secessionism : Ayrılıkçılık. Ayrılma taraftarlığı.

Causecelebre : Meşhur bir dava.

Secessionists : Ayrılıkçı. Ayrılma yanlısı. Ayrılma yanlısı (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan).

Secession : Üyelikten çekilme. İftirak. Ayrılma. Bölünme. Ayrılma (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). Uzaklaşma. İtizal.

İngilizce Seceder Türkçe anlamı, Seceder eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Seceder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fall back : Geride kalma. Geri çekilmek. Gerilemek. Geri çekilme. Saatleri geri almak.

Crawfish : Karavide. Kerevides. Dikenli ıstakoz. Kerevit. İstakozdan küçük böcek. Böcek.

Break : Bozdurmak. Mola. Kesme. Söylemek. (ses) gitmek veya kısılmak. Çatlatmak. Fırlamak. Ani değişim. Sona ermek. Açıklık.

Break up : Parçalamak. İlişkiyi kesmek. Üzmek. Ufalamak. Bozulmak (nişan). Yolları ayrılmak. Dağılmak. Sona ermek. Bitmek. Tatile girmek.

Travel : Topuklamak. Kaçmak. Tüymek. İşlemek. Seyahat. Yolculuk. Yolculuk etmek. Gezmek. Yolculuk yapmak. Dolaşmak.

Renegade : Kaçak kimse. Prensiplerinden ayrılmış insan. Dininden dönmüş kimse. Dönek. Dininden dönen. Kaçan. Hain. Dönme.

Back away : Ödün vermek. Çekilmek. Geri çekilmek. Geriye çekilmek. Bırakmak.

Split up : Ayrılma. Paylaşılmak. Bölünmek. Ayrılmak (gruplara vb). Bölme. Taksim etmek. Birim hisse değeri düşürülerek tedavüldeki hisse sayısının artırılması. Bölmek. Ayrılmak. Ayırma biçiminde bir şirket yeniden yapılanması.

Back up : Yedeklemek. Destek olmak. Arka çıkmak. Destek sağlamak. Geriye doğru sürmek. Yardımcı olmak. Desteklemek. Geri sürmek. Yedeğini almak. Bilgisayar yedeklemek.

Go : Girişim. Devrolunmak. Haline gelmek. Söylenmek. Tükenmek. Koyulmak. İşlemek. Kaybolmak. Gayret. Uymak.

Seceder synonyms : move back, crawfish out, pull in one's horns, locomote, pull back, splinter, retire, forsakers, part, back out, forsaker, seceders, draw back, pull away, leavers, separate, retrograde, back down, back off, leaver, withdraw, renegades, retreat, move, break away, split.

 

Seceder zıt anlamlı kelimeler, Seceder kelime anlamı

Advance : Peşinat vermek. Terfi ettirmek. İlerletmek. Öne almak (tarih terimi). Öndelik. Avans. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Artmak. Geliştirmek. İleri sürmek.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Nondriver : Sürücü olmayan kimse.

Seceder ingilizce tanımı, definition of Seceder

Seceder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who secedes.