Secondary market türkçesi Secondary market nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İkinci el piyasası.
  • İkinci el piyasa.
  • Her türlü ikinci el malın alınıp satıldığı piyasa. bk. ikincil piyasa.
  • İkincil piyasalar.
  • İkinci el pazarı.
  • İkincil pazar.
  • İkincil piyasa.
  • Daha önce birincil piyasada işlem görmüş hisse senedi ve tahvil gibi taşınır değerlerin el değiştirdiği piyasa. krş. birincil piyasa.
  • Geçmiştede alınıp satılmış varlıkların alım satımlarının yapıldığı sistem.

Secondary market ingilizcede ne demek, Secondary market nerede nasıl kullanılır?

Secondary : İkincil şey. İkinci gelen. Muavin. Sekonder devre. Orta dereceli. İkincil. Tali. Önemsiz. Delege. Belirli amaçlara göre yapılan düzenlemede ikinci derecede olan.

Market : Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Satışa çıkarmak. Pazar. Talep. Pazarlamak. Piyasa. Genel satak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer.

Secondary acanthosis nigricans : İkincil akantozis nigrikans. Şişman köpeklerde, vücut kıvrımlarının sürtünmesi ve hipotiroidizm gibi nedenlerden veya hormonal bozukluklardan kaynaklanan akantozis nigrikans.

Secondary air : İkincil. İkincil hava. Sekonder hava. Yakma havası.

 

Secondary aldosteronism : Sekonder aldosteronizm.

Secondary alopecia : Sonradan oluşan kıl dökülmesi, edinsel kıl dökülmesi, sekunder alopesia, semptomatik alopesia, alopesia akuizita, idiopatik alopesi. İkincil kıl dökülmesi. Sekunder alopesia.

İngilizce Secondary market Türkçe anlamı, Secondary market eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Secondary market ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

 

After market : Menkul kıymetlerin alınıp satıldığı ikincil piyasa. Yedek parça piyasası.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Stock market : Borsa. Kambiyo ve nukut borsası. Kıymetli kağıt piyasası. Menkul kıymetler mübadelesi örgütü. Menkul kıymetler borsası. Menkul değerler piyasası. Hisse senedi piyasası.

Secondary market synonyms : spot market, ability rent, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, a type mutual funds, abnormal budget, a group shares, a change in individual demand, a shift in individual demand.