Secretory türkçesi Secretory nedir

  • Salgılayıcı.
  • Sekretuar.
  • Salgılayan.
  • Salgı.
  • Sekretuvar.
  • Salgılayıcı beze.

Secretory ingilizcede ne demek, Secretory nerede nasıl kullanılır?

Secretory canaliculi : Salgı kanalcıkları. Birçok bezlerde salgının boşaldığı lümenin salgılama yüzeyini genişletmek üzere bez hücreleri arasına sokularak meydana getirdiği çok ince kanalcıklar. salgı kapileri.

Secretory cell : Salgı hücresi.

Secretory iga : Dimerik formda bulunan, seröz ve müköz salgılarda bulunan antikor çeşidi. Salgısal ıga.

Secretory phase : Döl yatağının endometriyumunun uterinal siklusa bağlı olarak geçirdiği, ovulasyonu izleyen dönemde döl yatağı bezlerinin salgı yapmasıyla kendini gösteren evre. Sekresyon evresi.

Secretory vesicle : Salgı keseciği. Ökaryot hücrelerde sitoplazmada bulunan ve salgılanacak maddeleri taşıyan zarla çevrili küçük kesecikler.

Secretosome : Sekretozom. Hipofizin arka lobunda sinir uçlarından bir zarla çevrili hormon salgılayan granüller. nörosekretozom.

Secretor : Bir salgı üreten şey. Sekretör. Bir salgı yayan şey. Salgılama organı.

Secretors : Sekretör. Salgılama organı. Bir salgı yayan şey. Bir salgı üreten şey.

Neurosecretory : Salgı yapan sinir hücreleri. Nörosekretör. Nörosekretuar.

Neurosecretory cells : Nörosekresyon hücreleri. Beynin bazı bölgelerinde bulunan ve endokrin bezler gibi hormon salgılayan hücreler.

 

İngilizce Secretory Türkçe anlamı, Secretory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Secretory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excreter : İfraz eden. Vücuttan çıkartan. Boşaltan.

Runout : Aşınma. Eksik döküm.

Humors : Huy. Ruh hali. Kaprisine boyun eğmek. Güldürü. Şaka. Ayak uydurmak. Memnun etmek. Hoşuna gitmek. Mizaç. Espri anlayışı.

Runouts : Aşınma. Eksik döküm.

Excretum : Ekskretum.

Excretions : Salgılama. Dışkı. Boşaltma. Terleme yoluyla dışarı atmak. Boşaltım. Ekskresyon. Vücut dışkısı. Radyoaktif çıkarım. İfrazat.

Deflections : Yön değiştirme. Eğilme. Defleksion. Bükülme. (yön) saptırma. Dönme. Bel verme. Sapma. Defleksiyon.

Juice : Kuru. Benzin. Öz. Sebze. Sebze suyu. Özsu. Enerji. Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. İçki.

Humor : Huyuna gitmek. Ayak uydurmak. Huyuna suyuna gitmek. Espri anlayışı. Ruh hali. Herhangi bir vücut sıvısı. bir bez, organ veya dokuyu uyarmak için kan yoluyla iletilen etkin madde. eski düşünürlerin, canlı vücudunda olduğu varsaydıkları kan, muhat, sümüksü madde ve safra vb. maddelerden her biri, şişkinlik, hılt. Eğlendirmek. Humor. Şaka.

Juices : Meyve suyu. Su. İçki. Özsu. Elektrik. Benzin.

Secretory synonyms : excreters, excreta, deflection, excretion, deflexion, flexure, ejection, secreting, liquoring.

Secretory ingilizce tanımı, definition of Secretory

Secretory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, secretory vessels, nerves. Performing, or connected with, the office of secretion. Secernent. Secreting.