Self contained underwater breathing apparatus türkçesi Self contained underwater breathing apparatus nedir

  • Kendiliğinden depolu su altı solunum cihazı.
  • Sualtı dalışı esnasında nefes alma ekipmanı.
  • Bağımsız sualtı soluma aygıtı.
  • Scuba.
  • Müstakil sualtı nefes alma aparatı.
  • Kendi üzerinde taşınabilen sualtında soluma aygıtı.

Self contained underwater breathing apparatus ingilizcede ne demek, Self contained underwater breathing apparatus nerede nasıl kullanılır?

Self : Kişi. Zat. Karakter. Bencillik. Şahıs. Bizzat. Kendi. Aynı. Özbenlik. Ben kavramı.

Contained : Tutulan. Oluşmuş. İle sınırlı. Dahil. Kapsama giren. Bastırılmış. Kapsanan. İçinde. Kontrol altında tutulan.

Underwater : Sualtındaki. Su altındaki. Su altında kullanılan. Sualtında. Su altı. Denizaltı. Su altında olan. Sualtı. Su altında.

Breathing : Soluk alıp verme. Soluk alma. Filmin alıcı penceresi önünde tümsek yapması, bunun sonucunda görüntünün bulanıklaşması. Nefes. Solunum. Soluma. Soluk. Bir nefeslik süre. Karın boşluğu ile ciğerlere yeterli ölçüde hava alıp verme. An.

Apparatus : Apparatus. Vasıta. Bir görüngüyü gerçekleştirmek, gözlemlemek, bir büyüklüğü ölçmek gibi etkinliklerde duyu ergenlerimizin algılama sınırlarını genişletmeye yarayan her çeşit düzenek. Jimnastik araç ye gereçleri. Deneylerin yapılmasını sağlayan takımlar dizgesi. Üretim ya da deney yapmak amacıyla uygun biçimde bir araya getirilen aygıt, araç ve gereçler topluluğu. Aygıt, cihaz, alet. Ekipman. Levazım. Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar.

 

Self contained house : Müstakil ev.

Self contained flat : Müstakil daire. Müstakil kat.

Self contained : Müstakil. Duygularını gizleyen. Kendine yeten. Bağımsız. Düşüncelerini kendine saklayan. Kendi kendine yeten. Kendine hakim olan. Az konuşan. Suskun.

Self contained country : Kendi kendine yeten ülke. Dışa bağımsız ülke.