Sell by the bulk türkçesi Sell by the bulk nedir

  • Götürü satmak.
  • Götürü satış.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ağırlık ya da sayıya bağlı olmadan toptan belirlenen fiyat karşılığında yapılan satış.

Sell by the bulk ingilizcede ne demek, Sell by the bulk nerede nasıl kullanılır?

Sell : Aldatmak. Üçkağıt. Satılmak. Sattırmak. Beğenilmek. Oyun. Kazıklamak. İkna etmek. Ele vermek. Alıcı bulmak.

By : Nezdinde. Yakın. Yan. Eve. Kadar. Geçişli biçimde. -e bakarak. Geçecek biçimde. Takma. Tali.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Bulk : Boy. Önemli olmak. Şişirmek. Bilgisayar, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Büyümek. Hacim. Kütle. Büyütmek. Toplu. Geniş vücut.

Sell by : Satış tarihi.

Sell by measure : Bir özdek ya da nesneyi ton, ağırlık ile değil de ölçerek satma. Ölçü ile satmak. Ölçüyle satmak. Ölçekli satış.

Sell by auction : Haraç mezat satmak. Açık artırma ile satmak. Açık artırma.

Sell by date : Miat tarihi. Gıda maddesinin uygun koşullarda depolandığı süre içinde kendine özgü özelliklerini koruyabildiği en fazla süreyi belirten tarih. (ürünün üzerinde yazan) son kullanma tarihi. Son tüketim tarihi.

 

Sell by bulk : Çok büyük miktarlarda satmak. Toplu olarak satmak.

İngilizce Sell by the bulk Türkçe anlamı, Sell by the bulk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sell by the bulk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Sell by the bulk synonyms : sale in bulk, ability rent, a shift in demand, a group shares, a shift in individual demand, abnormal budget expenditures, ability to pay principle.