Sensuous türkçesi Sensuous nedir

  • Hissi.
  • Hislere hitap eden.
  • Duyumsal.
  • Duyulara hitap eden.
  • Duygulara hitap eden.
  • Tensel.
  • Duyguları okşayıcı.
  • Erotik hisler uyandıran.
  • Duygusal.

Sensuous ingilizcede ne demek, Sensuous nerede nasıl kullanılır?

Sensuously : Duyusal uyarıcıya tepki verecek tarzda. Duyuları etkileyen bir tarzda. Duyusal idrak vasıtasıyla. Duygusal olarak. Algılama yolu ile. Hassas bir şekilde.

Sensuousness : Duygusallık. Hislere hitap etme.

Supersensuous : Duyularüstü.

Sensu stricto : (latince) katı bir hisle. Dar bir hassasiyetle.

Sensu : (latince) -ın hissi içerisinde (taksonomi).

Sensualise : Şehvenileştirmek. Tensel olmasına sebep olmak. Tenselleştirmek. Şehvetlileştirmek. Maddeci bir tarzda bir resmi veya bir heykeli temsil etmek (ayrıca sensualize).

Sensualistic : İyiliğe duyuların tatmini ile hüküm verilebileceği kuralı ile alakalı (felsefe). Fiziksel ve duyusal zevklere indirgeme ile alakalı. Fiziksel ya da duygusal duyusal zevk tutkusu ile ilgili.

Sensual desire : Cinsel dürtüler. Şehveni arzular.

Sensualist : Şehvet düşkünü kimse. Duyumcu. Zekine düşkün kimse. Duyumculuk yanlısı. Tensel zevklere fazlasıyla düşkün kimse.

Sensuality : Nefsine düşkünlük. Şehvaniyet. Kösnüllük. Duygusallık. Bedensel zevklere düşkünlük. Şehvet.

İngilizce Sensuous Türkçe anlamı, Sensuous eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sensuous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Romantic : Fantastik. Romantik kimse. Düşsel. Romanesk. İçli. Romantik. Hayalperest. Hayalci. Romantik sanatçı.

Sensoriel : Göz, kulak, burun ya da dille alınan duyumla ilgili.

Sensory : Duyulara ait. Algısal. Göz, kulak, burun ya da dille alınan duyumla ilgili. Duyusal. Duyulara ilişkin.

Auditory : İşitsel. Oditori. İşitme ile ilgili. İşitme. Dinleme salonuna ait. İşitme duyusu, işitme yetisiyle ilgili.

Feeling : Sanı. Hassasiyet. Duyarlı. Gibi gelme. Kanaat. Canlı. Dokunma. Şefkat. Dokunum.

Sentient : Duyarlı. Duygun. Sezgili. Hisseden. Önsezileri güçlü. Duygulu. Hisli.

Aesthetic : Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Estetik. Güzelduyu. Bedii.

Sensational : Şaşkınlık yaratıcı. Heyecanlı. Duyumcu. Harika. Müthiş. Heyecan uyandıran. Heyecan verici. Çok iyi.

Aural : Kulak veya duyma organına ait. İşitmeyle ilgili. İşitme. İşitmeyle, işitme duyusuyla ilgili. genel olarak sesler ve kulakla algılanabilen her şeyin taşıdığı özellik. (sinemayla televizyonda çoğunlukla, görüntü öğelerine karşılık ses öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır). Kulağa ait. Kulak. İşitme ile ilgili. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşitsel.

Appeal to the sentiment : Düşüncelere ve duygulara cazip gelen bir şey.

Sensuous synonyms : soppier, aesthetical, sensorial, esthetical, esthetic, soppy, emotionalistic, emotional, affective, somatics, sentients, soppiest, appellative, sensual, sentimental, ensuous, corporeal, emotive.

 

Sensuous zıt anlamlı kelimeler, Sensuous kelime anlamı

Sensuous antonyms : inaesthetic.

Sensuous ingilizce tanımı, definition of Sensuous

Sensuous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Suggesting pictures or images of sense. Addressing the senses. Of or pertaining to the senses, or sensible objects.