Serves türkçesi Serves nedir
- İşliklerde baş kadın oyuncuların giyinmesine yardımcı olan kimse.
- Kişilik (porsiyon).
- Servis.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Servis atışı.
- Giydirici.
- Servis sırası.
Serves ile ilgili cümleler
English: Ali loves coming here since he thinks this place serves the only fast food worth eating.
Turkish: Ali yemeye değer tek fast food hizmeti veren bu yeri düşündüğü için buraya gelmeyi seviyor.
English: It serves him right that he missed the last train.
Turkish: O, son treni kaçırmayı hakketti, oh olsun.
English: If memory serves me right, this is where we first met each other.
Turkish: Hafızam beni yanıltmıyorsa bu birbirimizle ilk tanıştığımız yer.
English: If my memory serves me right, Moustapha and Mary got married in October of 2003.
Turkish: Hafızam beni yanıltmıyorsa, Mustafa ve Mary 2003 yılının ekim ayında evlendi.
English: It serves our purpose.
Turkish: Bu bizim amacımıza hizmet eder.
Serves ingilizcede ne demek, Serves nerede nasıl kullanılır?
Serves him right : Onu hakediyor.
If my memory serves me right : Hafızam beni yanıltmıyorsa. Yanlış hatırlamıyorsam.
As occasion serves : Fırsat buldukça.
Actuarial reserves : Aktüerya yedeği.
Bank required reserves : Zorunlu karşılıklar. Bankaların topladıkları mevduatın, zorunlu karşılık oranı üzerinden merkez bankasına yatırılan kısmı. bankaların topladıkları mevduatın, zorunlu karşılık oranı üzerinden merkez bankasına yatırılan kısmı ile kasa parası toplamı.
Foreign exchange reserves : Döviz rezervleri. Bir ülkede merkez bankası ve bankalarda bulunan toplam döviz miktarı.
Bank reserves : Olası zararları karşılamak amacıyla bankaların her yıl karlarından ayırdıkları bir güvenlik fonu. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bankaların, yatırım yoluyla ellerinde bulundurdukları paralarla bunlar gibi geçerli tecimsel belgitleri güvenlikle izlemek ya da herhangi bir riski, çekinceyi karşılamak üzere kardan ayırdıkları paralar. Banka yedekleri. Banka karşılıkları.
Deserves : Hak etmek. Layık olmak.
Foreign currency reserves : Döviz rezervleri. Rezerv olarak saklanan başka bir ülke para birimi. Döviz rezervi.
Contingency reserves : Olası durumlar için ayrılan ihtiyat fonu. Yedek akçe. Umulur dokunca karşılığı. Gelecekte ortaya çıkacak yitireceyi karşılamak amacıyla ayrılan yedek akçe.
İngilizce Serves Türkçe anlamı, Serves eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Serves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Answer : Tanımlamak. Yanıt. Cevaplamak. Karşılık. Uymak. Tatmin edici olmak. Yanıt vermek. Gitmek. Cevap vermek.
Function : Bir toplumun halkbilim olay, ürün, öğe ve değişkenleri arasındaki ilişkiler düzeninin, halkın tarihsel, toplumsal, kültürel ve ekonomi gereksinmelerine uygun bir biçimde, uyumlu ve kesintisiz olarak işlemesini sağlayan etkinlik, bk. toplum, halkbilim, halkbilim olayı, öğe, değişken. İş. Amaç. İş görmek. Bir organın normal olarak yaptığı görev. Merasim. Çalışmak (makine). İzlev. Fonksiyonlarını yerine getirmek. Faaliyette bulunmak.
Serving : Tabak. Hizmet eden. Porsiyon. Dış örtü kablo. Dış örtü. Hizmet etme. Servis atma.
Delivery : Teslimat. Teslim. Dağıtma. Bir şeyi, verilmesi gereken yere verme. Doğum. Konuşma. Konuşma tarzı. Doğurma. Konuşma biçimi. Gönderme.
Stations : Yerleştirmek. Atamak. Tayin etmek. Görevlendirmek.
Act as : Başkasının vazifesini yapmak. Gibi davranmak. Olarak bulunmak. İşlevi görmek. Olarak işlev görmek. Görevi görmek. Sıfatıyla hareket etmek.
Servings : Hizmet eden. Porsiyon. Tabak. Hizmet etme. Dış örtü kablo. Servis atma. Dış örtü.
Drasser : Oyuncuların giysilerini giydiren kimse.
Sequence : Art arda seyir. Öğeleri, doğal sayılara göre düzenlemek. doğal sayılara dayalı olarak değişik düzenleme yordamları tanımlanabilir; böylece sıralama kavramı, örn. abecesel ya da zamandizinsel ölçütlere göre düzenlemelere de uzatılabilir, bk. ayıklamak. Zincir. Mantıklılık. Seri. Ardaşlık. Gidiş. Zincirleme gitme. Birbiri ardından gelme. Ardışlık.
Course : Süreç. İzlenen yol. Sürgün avına çıkmak. Pist. Köpekle kovalamak. Dizi. Resmi ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği. Yön. Köpekle kovalamak (av). Kır koşularında, atletlerin izlemek zorunda oldukları imlerle belirlenmiş yarış yolu.
Serves synonyms : stations of the cross, electromotive series, lanthanide series, electrochemical series, helium group, patterned advance, department, ordering, hierarchy, rash, blizzard, cycle, electromotive force series, ordination, prelude, wave train, costume mistress, ward, wardrobe mistress, progression, concatenation, costumier, line, service station, suffice, cordon, string, succession, do, order, chain, actinide series, nexus.
Serves zıt anlamlı kelimeler, Serves kelime anlamı
Malfunction : Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Teklemek. Arıza. İşlev bozukluğu. Malfonksiyon. Kullanım dışı kalmak. Tekleme. Bozukluk. Arızalı çalışma. Aksaklık.
Idle : Boş gezmek. Avare. Avarelik etmek. Başıboş. Gereksiz. İşsiz güçsüz. Aylak. Boşa harcamak. Oyalanmak.

Bu kısımda Serves kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Serves ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Serves anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Serves ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.