Servings türkçesi Servings nedir

Servings ile ilgili cümleler

English: I've heard that eating one or two servings of fish a week will reduce your chances of getting heart disease.
Turkish: Haftada bir ya da iki porsiyon balık yemenin kalp hastalığına yakalanma olasılığınızı azaltacağını duydum.

Servings ingilizcede ne demek, Servings nerede nasıl kullanılır?

Serving a sentence : Bir cezayı yerine getiren. Çeza çeken.

Serving capacity : Çiftleşme kapasitesi. Koçun başarılı biçimde aştığı koyun sayısı. kısa yetiştiricilik aralığı içinde sürekli yüksek fertilite sağlama.

Serving cart : Servis arabası.

Serving dish : Servis tabağı.

Serving fork : Servis çatalı.

Serving : Servis. Tabak. Dış örtü. Hizmet etme. Servis atma. Dış örtü kablo. Hizmet eden. Porsiyon.

Angle preserving map : Açı koruyan dönüşüm.

Serving girl : Hizmetçi kız.

Area preserving transformation : Alan koruyan dönüşüm.

Serving spoon : Servis kaşığı.

İngilizce Servings Türkçe anlamı, Servings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Servings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attendance : Bulunan kişilerin sayısı. Gitme. Hizmet. Düzenli olarak gitme. İzleyici sayısı. Eşlik. Bakım. Hazır bulunma. Kumanda.

 

Portions : Çeyiz. Miras hissesi. Kısmet. Hisse. Bölüm. Parça. Kısım. Kişilik. Pay. Aksam.

Servient : Madun. İpotekli. Ast. Köleleştirilmiş.

Monetary fund : Sermaye.

Nest egg : Emeklilik gibi özel bir amaç için ayırılan ödenek. Fol. Tasarruf. Birikim.

Service station : Mola yeri. Dinlenme tesisleri. Motorlu taşıtların, bakım ve onarımının yapıldığı yer. Benzin istasyonu. Bakım yeri. Akaryakıt istasyonu. Otomobille gezen kimselere yakıt ve diğer hizmetleri sunan işletme. Servis istasyonu. Benzinci.

Work : Emek. İş. İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. Seğirmek. İş yapmak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Oynamak. Çabalamak. İşletmek. Görev.

Employment : Meşguliyet. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği. İş alma. Çalışma. İş verme. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. Görev. İşe alma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Uğraş.

Serve : Servis sırası. Kulluk etmek. Tapmak. İşe yaramak. Hizmet sunmak. Hizmet yapmak. Hizmet etmek. İşine yaramak. Servis atışı. Hapis yatmak.

Subservient : Boyun eğen. Yaranmaya çalışan. Yararlı. Uşak gibi davranan. Uşak ruhlu. İşe yarar. Uşakvari. Fazlasıyla itaatli. İtaat eden.

Servings synonyms : helping, serving, attender, department, plate, attending, helpings, ward, tanners, outer cover, fund, commons, delivery, attenders, service, tanner, tray, course, portion, serves, subservience, dish.

Servings zıt anlamlı kelimeler, Servings kelime anlamı

Unselfish : Kendini düşünmeyen. Kendi çıkarını düşünmeyen. Özgecil. Özverili. Fedakar. Bencil olmayan. Cömert.