Sett türkçesi Sett nedir

Sett ile ilgili cümleler

English: After years of womanising, Moustapha finally settled down with Mary.
Turkish: Yıllar süren çapkınlıktan sonra, Mustafa sonunda Mary ile yuva kurdu.

English: Adjust the setting of the alarm clock.
Turkish: Çalar saatin ayarını yap.

English: After a while, the children settled down.
Turkish: Biraz sonra çocuklar sakinleşti.

English: A freezing beggar was brought into the hospital for treatment. However, he didn't have even one cent with which to settle the bill.
Turkish: Donan bir dilenci tedavi için hastaneye getirildi. Fakat faturayı ödemek için bir senti bile yoktu.

English: Ali considered the problem settled.
Turkish: Ali sorunun değişmez olduğunu düşündü.

Sett ingilizcede ne demek, Sett nerede nasıl kullanılır?

Settee : Şezlong. Kanepe.

Settee bed : Yataklı kanape.

Settees : Şezlong. Kanepe.

Setter : Seter av köpeği. Muhbir. İhbarcı. Dizgici. Ayarlayıcı. Bir tür av köpeği. Dizici. Av köpeği. Montör. Makineyi hazırlayan işçi.

Setter in : İçine koyan kimse. Ekleyen kimse. İçine yerleştiren kimse. Sokan kimse. Döşeyen kimse. Kakma işleyen kimse.

Setting for puppet stage : Kukla dekoru. Kukla sahnesi için yapılan dekor.

Setting : Bir kişilik yemek takımı. Set. Dekor. Yuva ve tırnakları (mücevher için). Olay yeri. Batma. Koyma. Ayar. Konunun geçtiği yer ve zaman. Beste.

 

Setting a precedent : Yeni bir yol tanımlama. İçtahat yapma. Yenilikçi mahkeme kararı.

Setting complex : Örüntü. Çeşitli altöğelerin örgütlenmesiyle oluşan işlevsel birlik.

Setting free : Salıverme. Azat.

İngilizce Sett Türkçe anlamı, Sett eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sett ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curbstones : Bordürtaşı. Bordür taşı. Bordur taşı. Kaldırım kenar taşı.

Cube : Küpünü bulmak. Küplere ayırmak. Küp çıkarmak. Kendisiyle iki kere çarpmak. Parke taşı. Blok. Küp. Küp küp kesmek. Küp biçiminde kesmek.

Paving stone : Parke taşı. Döşeme taşı. Kaplama taşı.

Kerb : Yaya kaldırımının kenar taşı. Kaldırım kenar taşı. Suluk. Bordür. Kaldırımın kenar taşı. Kontrol. Bordür taşları. Kaldırım kenarı. Bordür (yol kenarındaki).

Kerbed : Yaya kaldırımının kenar taşı. Suluk. Bordür. Kaldırım kenarı. Bordür (yol kenarındaki). Kaldırımın kenar taşı. Bordür taşları. Kaldırım kenar taşı. Kontrol.

Paving tile : Kaldırım tuğlası. Çini. Yer karosu. Taban çinisi.

Cubes : Parke taşı. Küpler. Küp.

Curbstone : Bordürtaşı. Bordür taşı. Bordur taşı. Kaldırım kenar taşı.

Cobblestone : Arnavut kaldırımı taşı. Yassı yuvarlak taş. Arnavut kaldırımı. Arnavut kaldırım taşı. Parke taşı.

Sett synonyms : setts, cobble, flagstone, kerbstone, cobblestones, flagstones.

Sett ingilizce tanımı, definition of Sett

Sett kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Set] 2 (e) and.