Shacks türkçesi Shacks nedir

Shacks ingilizcede ne demek, Shacks nerede nasıl kullanılır?

Shack up : Beraber yaşamak. Birlikte yaşamak. Yasal olarak evlenmeden beraber yaşamak (argo terim).

Shack up with : Aşk hayatı yaşamak. Birlikte yaşamak. İle evli olmadan beraber yaşamaya başlamak. Karı koca gibi yaşamak.

Radio shack : Abd'de elektronik cihazlar satan büyük mağazalar zinciri.

Shack : Baraka. Kulübe. Gecekondu mahallesi. Birlikte yaşamak (evli olmadan). Gecekondu.

Shacked : Evli olmadan birlikte yaşayan.

Shackle : Zincire vurmak. Elini kolunu bağlamak. Prangaya vurmak. Köstek olmak. Mania. Engel. Zincirlemek. Boyunduruk. Köstek. Engel olmak.

Shacker : Yerleşimci. Oturan. Yaşayan kimse. Sakin. Oturan kimse. İkamet eden kimse.

Shacking : Birlikte yaşama (evli olmadan).

Shackled : Zincirlemek. Engel olmak. Köstek olmak. Zincirlenen. Zincire vurmak. Kelepçelemek. Zincirlenmiş. Elini kolunu bağlamak.

Shackler : Köstek olan kimse. Kelepçeleyen kimse. Zincire vuran kimse. Birini zincirleyen. Bir kimsenin ellerini kelepçe ile bağlayan kimse.

İngilizce Shacks Türkçe anlamı, Shacks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shacks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hutches : Kafes (tavşan vb.). Dolap. Küçük hayvan kafesi. Kafes. Buğday sandığı. Kümes. Tavşan kafesi. Ambar. Kömür sandığı.

Toss : Çekmek (kürek). Fırlatmak (yavaşça veya rasgele). Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı hakkı için öncelik sağlayan eylem. Silkeleme. Adçekme. Atmak. Saçmak (yavaşça veya rasgele). Yavaş yavaş karıştırmak. Sallanma. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı ya da karşılama hakkı için öncelik sağlayan eylem.

Move : Taşımak. Taşıma. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Kıpırdatmak. Hareket etmek. Duygulandırmak. Yer değiştirmek. Oynamak. Devinmek. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır.

Convulse : Sarsmak. Allak bullak etmek (argo terim). Şiddetle sarsmak. Kıvrandırmak. Havale geçirmek. Katılma.

Booth : Odacık. Salaş. Çardak. Kabin. Gişe. Satış pavyonu. Stand (fuarda veya sergide).

Trouser : Cebine indirmek. Pantolona ait. Pantolon. Pantalon bacağı.

Bowering : Gölgelik. Göz demiri. Demiri. Kuşatmak. Kameriye. Özel oda (kadınlar için). Çardak. Özel oda kadın. Bahçe kulübesi.

Slum area : Yoksul yer. Gecekondu bölgesi. Bir kent içinde, düzentasara uygun olarak oluşmuş komşuluk birimleri arasında kalan ve bütün nitelikleriyle göze batan yoksul komşuluğu, bk. yoksul komşuluğu. Yoksulluk adası.

Hutting : Barındırmak. Kümes. Barakaya yerleştirmek.

Shanty : Denizcilerin iş yaparken söylediği ritmik şarkı. Denizci şarkısı. Heyamola. Denizcilerin çalışırken söylediği şarkı. Bayındırlık ve yapı kurallarına aykırı olarak, gerçek ya da tüzel, kamusal ve özel kişilerin toprakları üzerine, toprak iyesinin istenç ve bilgisi dışında, onamsız olarak yapılan, barınma gereksinmeleri devletçe ve kent yönetimlerince karşılanamayan yoksul ya da dar gelirli ailelerin yaşadığı barınak türü. Gemici şarkısı.

 

Shacks synonyms : plump up, thresh about, jactitate, jiggle, cabin, concuss, sparge, thresh, rattle, bowers, tremble, chanty, pant, tremor, barracked, hut, shack, cabining, cabanas, barracking, cabins, quake, shake up, wiggle, barrack, mushroom house, shanties, chanties, cabana, fluff up, thrash about, slash, joggle.

Shacks zıt anlamlı kelimeler, Shacks kelime anlamı

Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak.

Strengthen : Kuvvetlenmek. Yaşam bulmak. Güçlenmek. Tahkim etmek. Pekitmek. Güç kazanmak. Yükseltmek. Kuvvet vermek. Güçlendirmek. Desteklemek.