Sharpies türkçesi Sharpies nedir

Sharpies ingilizcede ne demek, Sharpies nerede nasıl kullanılır?

Sharpie : Üçkağıtçı. Üçgen yelkenlerle donatılmış düz tabanlı balıkçılık teknesi (denizcilik). Hilebaz. Tetikte kimse. Uyanık kimse. Dolandırıcı. Tokatçı. Şarpi.

Sharping : Üçkağıtçılık yapmak. Oyunda hile yapmak. Hile yapmak. Tizleştirmek.

Cardsharping : Hilebaz (iskambil). Hilekar. İskambilde hileci. Hileci. İskambilde üçkağıtçı. Hilebaz.

Sharp answer : Sert cevap.

Sharp as a needle : Keskin. Sivri. İğne gibi sivri.

Sharp as a razor : Ustura gibi keskin. Bışak kadar keskin. Nükteli. Jilet kadar keskin. Sivri. İstekli. Kurnaz. Hevesli. Esprili. Keskin.

Sharp eared : İyi duyan kulaklarıyla. Keskin kulaklı.

Sharp cornered : Keskin köşeli.

Sharp edge : Sivri kenar. Keskin ağız. Kesici uç. Sivriltilmiş uç. İşlenmemiş kenar. Keskin kenar.

Sharp cedar : Servigiller (cupressaceae) familyasından, yaprakları dikenli ve kışın kalıcı, meyvelerinden andız katranı elde edilen, ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü. Katran ardıcı.

 

İngilizce Sharpies Türkçe anlamı, Sharpies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sharpies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Focus : Odaklama eylemi. Merkez. İlgi odağı. Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. Odaklanmak. Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçek odak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanal odak). Odak noktası. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme.

Cardsharping : İskambilde üçkağıtçı. Hileci. Hilekar. Hilebaz (iskambil). İskambilde hileci.

Foul : Pisletmek. Kurallara aykırı hareket. Futbol, basketbol alanlarında kullanılır. Kurallara aykırı. Kaba. El kesme. Fena. Bir oyuncunun, karşı takımdan çembere atış yapanın elini tutarak kural dışı sayı yapmasını engellemesi. Hilekar. Bozuk.

Foulest : Dolaşık. Çirkin. Ağır. Pisletmek. Kurallara aykırı hareket. Karıştırmak. Karışmış. Tıkanmış. Bulaştırmak. Fena.

Bilker : Düzenbaz.

Fouler : Bindirmek (gemi). Kirlenmek. Karışmış. Kurallara aykırı. Kirletmek. Çirkin. Hilekar. Tıkanmış. Bozuk.

Mountebank : Sahte doktor. Şarlatan. Şarlatan satıcı.

Artful dodger : Kurnaz şeytan. Becerikli hilekar. Düzenbaz.

 

Bilking : Hile. Kandırmak. Aldatmak. Borç takmak. Dolandırmak. Dubara. Ödememek.

Barretor : Fesat. Hır çıkaran. Sorun yaratan kimse.

Sharpies synonyms : bilkers, adjust, focalize, cardsharper, gougers, sharpie, cardsharp, bilked, bamboozlers, focalise, chiseler, deceitful, intensify, adventurers, grifter, deepen, cardshark, cammed, carpet bagger, bilks, bunco steerer, blackleg, correct, charlatan, sharpers, adventurer, grifters, craftier, chisellers, scammer, refocus, chiseller, cut up.

Sharpies zıt anlamlı kelimeler, Sharpies kelime anlamı

Blur : Lekelenmek. Bulanık. Flu yapmak. Net görülmesini zorlaştırmak. Bulanıklık. Bulaştırmak. Net görülmeyen şey. Lekelemek. Karaltı.

Stupidity : Hıyarlık. Eşeklik. Sersemlik. Salozluk. Budalalık. Aptalca hareket. İneklik. Keleşlik. Akılsızlık. Aptallık.