Shatters türkçesi Shatters nedir

Shatters ingilizcede ne demek, Shatters nerede nasıl kullanılır?

Shatter hopes : Ümitleri parçalamak. İyi beklentilerin umutsuz olduğunu göstermek. İyimserliği yok etmek.

Shatter proof : Kırılmaz.

Shatter : Yıkmak. Kırılmak. Zarar vermek. Paramparça olmak. Harap etmek. Parçalamak. Mahvetmek. Bozmak. Paramparça etmek. Tuzla buz etmek.

Shattered : Yok edilmiş. Kırılmış. Bitkin. Hasar verilmiş. Canı çıkmış. Çok yorgun. Parçalara ayrılmış. Bozulmuş. Yıkılmış. Zarar görmüş.

Shattered beyond recognition : Tanınmaz şekilde parçalanmış. O kadar kötü parçalanmış ki kimse onu tanıyamaz.

Be shattered : Sarsılmak. Parçalara ayrılmak. Paramparça olmak.

Shattered conventions : Parçalanmış adetler. Yokedilmiş değerler. Kendisine karşı isyan edilmiş değerler.

Shatterer : Parçalarına ayıran kimse. Parçalayan kimse.

Shattered health : Düzensiz sağlık. Zarar görmüş sağlık. İstikrarsız sağlık. Değişken sağlık.

Shatteringly : Bozucu bir şekilde. Kırarak. Parçalayan bir tarzda. Yıkıcı bir şekilde. Yıkıcı bir tarzda.

İngilizce Shatters Türkçe anlamı, Shatters eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Shatters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring down : (yönetimi) düşürmek. Azaltmak. Yaralamak. Aşağıya indirmek. Vurup indirmek. Devirmek. İndirmek. Sürdürmek. Düşürmek.

Shatter : Yok etmek. Parçalamak. Harap etmek.

Aggrieve : Gücendirmek. Kederlendirmek. Rencide etmek. Mağdur duruma düşürmek. İncitmek. Üzmek. Mağdur etmek.

Batter down : Tahrip etmek. Yumruklamak.

Pick apart : Çürütmek (savı). Hata bulmak. Çekiştirmek. Olumsuz eleştirilerde bulunmak. İnsafsızca eleştirmek. Yanlış bulmak.

Chip : Marka. Para. Marangoz-doğramacı. Yonga. Havalandırmak top. Patates kızartması. Çentik. Çatlak. Fiş. Yontmak.

Hack apart : Ağır biçimde eleştirmek. Parçalara ayırmak.

Splinter : Ufak gruplara bölmek. Yarıp uzun parçalara ayırmak. Ufak gruplara bölünmek. Kıymık. Dağılmak. Küçük parçalara ayırmak. Yarmak (uzun).

Bits and pieces : Kalıntılar. Her türlü şeyler. Ufak tefek şeyler. Önemsiz şeyler. Ivır zıvır. Ufak şeyler. Döküntüler.

Breaks : Molalar. İflas etmek. Batırmak. Dalmak. Ağarmak. Koparmak. Uymamak. Kopmak. Ara.

Shatters synonyms : double hung window, breaching, burst, smashes, crashed, blow down, abash, be broken, explode, break up, endamage, crumble, be shattered, beat somebody hollow, chipped, crush, barbarize, damage, alloy, abolishes, annihilates, go to pieces, confound, encroaches, smash, breake, break into pieces, fitment, come apart, bang up, affront, screen, abashing.