Sheaves türkçesi Sheaves nedir
- Demetler.
- Çıkrıklar.
- Tomarlar.
- Bobinler.
Sheaves ingilizcede ne demek, Sheaves nerede nasıl kullanılır?
Tie in sheaves : Demet yapmak. Demetlemek.
Hoisting sheave : Halat makarası. Çıkarma makarası. Molet.
Idler sheave : Avara kasnağı.
Sheave : Demetlemek. Makara. Çıkrık. Bobin. Kasnak. V-kayışı kasnağı. Palanga makarası. Oluklu kasnak. Makara dili. Demet yapmak.
Sheaved : Samandan. Demetlenmiş.
Sheaf : Bağ. Demetlemek. Bağlam. Demet. Deste. Demet yapmak. Tomar.
Shea : Beyaz bir yağ çıkarılan (shea tereyağı) tohumlar veren tropikal afrika ağacı. Tropik bir tür afrika ağacı.
Sheafed : Demetlenmiş. Demet yapmak. Demetlemek.
Shea tree : Beyaz bir yağ çıkarılan (shea tereyağı) tohumlar veren tropikal afrika ağacı.
Sheafs : Deste. Bağ. Tomar. Demet yapmak. Bağlam. Demet. Demetlemek.
İngilizce Sheaves Türkçe anlamı, Sheaves eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sheaves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Razor : Ustura. Jilet. Tıraş bıçağı. Tıraş makinesi.
Let loose : Serbest bırakmak. Havaya uçmak. Bırakmak. Yumuşamak. Salıvermek. Aklamak. İzin vermek. Patlamak. Çözüp koyvermek.
Emit : Belirtmek. Yaymak. Yollamak. Atmak. Çıkarmak. Neşretmek. Vermek. Salmak. Yayımlamak.
Let out : Çıkarmak. Bollaştırmak. Gevşetmek (ip veya kablo). Genişletmek (elbiseyi). Genişletmek. Çıkmasına izin vermek. İhale etmek. Azad etmek. Kiraya verme. Bırakmak.
Groom : Atlara bakan kişi. At bakıcısı. Tımar etmek. Eğilmek. Bir işe hazırlamak. Kaşağılamak. Çeki düzen vermek. Yetiştirmek. Seyis. Hazırlamak.
Utter : Kesin. Sapına kadar. Dile getirmek. İfade etmek. Buyurmak. Tam. Açığa vurmak. Basmak (çığlık). Tüm. Basmak.
Neaten : Düzene koymak. Düzeltmek. Toplamak. Düzenlemek. Ayarlamak. Derli toplu yapmak.
Tonsure : Başın tepesini traş etme. Başın tepesini tıraş etmek. Başın tepesini tıraş etme.
Sheaves zıt anlamlı kelimeler, Sheaves kelime anlamı
Antapex : Güneş dizgesinin, uzayda, yakın yıldızlara göre yaptığı devinmede dizgenin gittiği ereğin bakışığı olan karşı yandaki nokta. Karşı günerek.
Nadir : Ayak ucu (astronomi terimi). Semtikadem. Ayak ucu. En aşağı safha veya nokta. Nadir. Ayakucu. En düşük nokta. En alt nokta. Zenith'in mukabilidir. En aşağı nokta.
Zenith : Zirve. Cennetin yukarı bölgesi. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı. Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü. Doruk. Refah dönemlerindeki en üst noktası. Zenit. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Başucu. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön.
Sheaves antonyms : unshaven.

Bu kısımda Sheaves kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sheaves ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sheaves anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sheaves ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.