Neaten türkçesi Neaten nedir

Neaten ile ilgili cümleler

English: I left part of the meal uneaten.
Turkish: Yemeğin bir kısmını yemeden bıraktım.

English: There was a plate of uneaten food on the table.
Turkish: Masada bir tabak artık yemek vardı.

Neaten ingilizcede ne demek, Neaten nerede nasıl kullanılır?

Neatened : Ayarlamak. Düzeltmek. Düzene koymak. Derli toplu yapmak. Toplamak. Düzenlemek.

Neatening : Ayarlamak. Toplamak. Derli toplu yapmak. Düzenlemek. Düzene koymak. Düzeltmek.

Neatens : Düzeltmek. Toplamak. Derli toplu yapmak. Ayarlamak. Düzene koymak. Düzenlemek.

Uneaten : Artık (yemek). Yenmemiş.

Neater : Becerikli. Zarif. Muntazam. Daha temiz. Zeki. Temiz giyimli. Temiz. Sek. Susuz. Düzenli.

Delineated area : Sınırları işaretlenmiş alan. Çizilmiş alan.

Delineate : Tarif etmek. Skecini yapmak. Tasvir etmek. Betimlemek. Şeklini çizmek. Çizerek açıklamak. Resmetmek. Taslağını çizmek.

Cuneate leaf : Baltamsı yaprak. Kama şeklinde yaprak.

Lineate : Enine çizgili. Ana hatlarıyla belirlenmiş. Çizgili (kağıt, vs. hakkında). Taslağı çizilmiş. Çizgilerle çizilmiş.

Delineated : Çizili. Çizilmiş.

İngilizce Neaten Türkçe anlamı, Neaten eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neaten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Straighten out : Aydınlığa kavuşturmak. Doğrusunu açıklamak. Açıklığa kavuşturmak. Düzelmek. Yoluna koymak. Doğrulmak. Şüphesini gidermek. Işık tutmak. Aydınlatmak.

Chat up : (birine) asılmak. Dedikodu. (argo) havadan sudan konuşma. Birine yazmak veya asılmak. Tavlamaya çalışmak. (birine) yazılmak. Konuşarak tavlamaya çalışmak. Tavlamak. Flört etmek.

Betters : İyileştirmek. Daha iyi yapmak. Geliştirmek. Geçmek.

Amending : Değiştirmek (kanun vb). İyileşmek. Düzelmek. İyileştirmek. Değişmek. Değiştirme.

Pomade : Merhem sürmek. Saç merhemi. Pomad. Briyantin. Vazelin, lanolin, bal mumu, reçine gibi maddelerin taşıyıcı maddelerin etken maddelerle karışımlarıyla hazırlanan ve dışarıdan kullanılan ilaç biçimi, oinment, pomat. Pomat sürmek. Merhem. Pomat.

Clear up : Çözümlemek. Açmak. Açıklamak. Aydınlanmak. Tasfiye etmek. Temizlemek. Çözülmek. Bilgi vermek. Bulmak.

Clearing up : Halletmek. Düzelmek. Bilgi vermek. Açmak. Tasfiye etmek. Aydınlanmak. Aydınlatmak. Çözümlemek. Tamamlamak. Açıklamak.

Assayed : Yoklamak. Analiz etmek. Kalkışmak. Çözümlemek. Ayarını belirlemek. Değerli maden içermek. Tahlil etmek. Ayar etmek. Denemek.

Collimate : Paralelleştirmek. Işının kendi içinde koşut duruma getirilmesi. Paralel yapma. Hizalamak. Bir hizaya getirmek. Görüş hattını ayarlamak (teleskop veya dürbün).

Put in order : Sıraya sokmak. Düzenleme getirmek. Hale yola koymak. Sıralamak. Adam etmek. Sıraya koymak. Düzene sokmak. Tanzim etmek.

Neaten synonyms : coiffe, fancify, pretty up, slick up, array, scent, glam up, regularizing, regularizes, tidy up, aggregates, square away, arranges, make, clean, amended, prettify, ameliorates, arrange, compose, codify, do, comb out, mousse, gel, neatens, collocating, groom, collates, order, arrange for, coiffure, regularized.

 

Neaten zıt anlamlı kelimeler, Neaten kelime anlamı

Uglify : Güzelliğini bozmak. Çirkinleştirmek.

Disorder : Patırtı. Rahatsızlık. Sağlığını bozmak. Karışıklık. Bozmak. Kargaşa. Düzensizlik. Hastalık. Düzenini bozmak. Nizamsızlık.