Shelters türkçesi Shelters nedir

Shelters ile ilgili cümleler

English: People devised shelters in order to protect themselves.
Turkish: İnsanlar kendilerini korumak için sığınaklar tasarladı.

English: There are a few nuclear bomb shelters in the city.
Turkish: Şehirde birkaç nükleer bomba sığınağı var.

Shelters ingilizcede ne demek, Shelters nerede nasıl kullanılır?

Fish shelters : Balıkları korumak, beslemek ve üremek üzere sığındıkları yapay veya doğal balık yuvaları. balık barınakları; çit, batık veya batırılmış araçlar, demir, beton ve plastikten çeşitli bloklar, yapay yosunlar, sabit veya çeşitli materyalden yapılmış demet, şamandıra gibi tipleri bulunan yuvalar. Balık barınakları. Balık sığınağı.

Went into the shelters : Sığınağa girdi. Bombalama yüzünden güvenli odalarda beklemeye zorlandı. Sipere saklandı.

Shelter belt : Koruma şeridi.

Shelter density : Ahırda veya bir bölmede birim alana düşen hayvan sayısı, hayvanların konforlu bir çevrede yaşayabilmesi için olması gereken alan. Barınak yoğunluğu.

Shelter oneself : Gizlenmek. Saklanmak.

Take shelter in : Sığınmak. Barınmak.

Collapsible shelter : Katlanır yatak.

Take shelter behind : Arkasına sığınmak. Siper almak.

 

Bomb shelter : Sığınak. Bomba saldırılarından korunmak için kullanılan sığınak. Bomba sığınağı.

Shelter tent : İki kişilik portatif çadır. Çadır. İki kişilik çadır. İki kişilik küçük çadır türü.

İngilizce Shelters Türkçe anlamı, Shelters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shelters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conserves : Konserve yapmak. Muhafaza etmek. Şeker ile saklanan meyve. Konserve. Reçel. Koruma altında tutmak. Konservesini yapmak.

Doghouse : Köpek kulübesi. Brülör odacığı. Gözden düşme. Yüzücü haznesi.

Hovel : Ağıl. Mezbele. Derme çatma ev. Açık ağıl. Virane. Küçük kulübe. Baraka (tahta). Salaş. Ahır gibi ev. Harap ev.

Bosomed : Döş. Gizlemek. Göğüs. Kucaklamak. Merkez. Bağır. Orta. Balkon. Göğüslü.

Embarked : Bindirmek. Uçağa bindirmek. Girişilmiş. Gemiye bildirilmiş. Uçağa binmek. Yüklenmek. Yatırılmış. Kalkışmak. Yüklenmiş (uçağa vb). Atılmış.

Advocate : Müdafaa etmek. Müdafi. Yandaş. Avukat. Desteklemek. Savunmak. Taraftar. Savunucu.

Cloak : Paravana. Perde. Pelerin. Paravan. Örtbas etmek. Örtü. Yelek. Bahane. Gizlemek.

Deposited : Yumurtlamak. Emanet etmek. Para yatırmak. Bırakıntı. Yerleştirmek. Bankaya yatırmak. Tortu bırakmak. Tortulaşmış. Çökelmek.

Conserved : Mahfuz. Korunumlu. Konservesini yapmak. Muhafaza etmek. Korunmuş. Korunan.

Guard : Koruma memuru. Tedbirli olmak. Emniyet (silah). Derbent. Denetlemek. Bekçi kalmak. Karakol. Bir lamba ya da ışıklığı vurmalara karşı koruyan ya da kırılma sonucu cam kırıklarının düşmesini engelleyen ızgara. Gümrüğün kolluk işleri ile görevli olan kişi. a. bk. gümrük koruma memuru.

 

Shelters synonyms : bell cote, storm cellar, bell cot, pigeon loft, protective covering, protective cover, field hut, tornado cellar, loft, harbour, harbor, sconce, accommodate, avoid, cyclone cellar, cote, cookhouse, convoyed, shack, roost, beware, harbours, imbarked, conceals, be protected, holds, dog house, take shelter, housed, bosoms, embarks, mantlet, cloaking.

Shelters zıt anlamlı kelimeler, Shelters kelime anlamı

Divest : Elden çıkarmak. Kurtulmak. Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Görevden almak. Çıkarmak. Soymak. Verilen hakkı geri almak.

Increase : Çoğaltmak. Arttırmak. Yükseltmek. Artırmak. Artışa geçmek. Büyümek. Artış. Eder artırımı. Yükselmek. Artmak.