Ship of line türkçesi Ship of line nedir

  • Yalnız yelkenle yol alan ağır savaş gemilerinin en büyüğü.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Kalyon.

Ship of line ingilizcede ne demek, Ship of line nerede nasıl kullanılır?

Ship : Su almak (gemi). Kürekleri içeri almak. Yerine takmak. Mal yüklemek (gemiye). Tayfa olarak almak. Tayfa olmak. Gemi. Yollamak. Göndermek. Gemiye binmek.

Of : Yüzünden. Den. Hakkında. Karşı. Nin. İle ilgili. In. -nın. -nin. -den.

Line : Astarlamak. Düzdizim çizgisi. Satır. Sıra. Kırıştırmak. Dizmek. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Çizgi. Sıralamak.

Ship of the desert : Çöl gemisi. Deve.

Ship of the line : Savaş gemisi.

End of line : Hat sonu. Satır sonu.

Number of lines : Satır sayısı. Bir televizyon resmini oluşturan satırların sayısı. (resim başına düşen bu satır sayısı, televizyonda yayın ölçünlerinin en önemlisi sayılır ve resim seçikliğini belirler). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Number of lines per second : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir saniyede taranan satırların sayısı. (bu sayı, bir resimdeki satırların toplamı, yani satır sayısı (s) ile saniyedeki resim sayısının (r) çarpımına eşittir. örneğin türkiye'nin de benimsediği ccır dizgesinde s=625, r=25'tir; buna göre saniyede satır sayısı 625x25 = 15.625'tir (15.625 hz). Saniyede satır (sayısı).

 

Figure of linearity : Doğrusallık ölçüsü.

Fell out of line : Yetkiyi kendi ellerine alan. Bir şeyleri isyankarlıkla yapmaya başlayan. Çizgiden dışarı çıkan.

İngilizce Ship of line Türkçe anlamı, Ship of line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ship of line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Galleon : Büyük ispanyol gemisi. Büyük ispanyol savaş gemisi.

Armour : Silah. Zırhla kaplamak. Zırhlı güçler. Yarak. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Zırh kablo. Güney dakota eyaletinde şehir. Korumalık. Zırh.

Barricade : Set çekmek. Barikat yapmak. Barikat. Tabur. Geçiş engeli. Siper. Mania. Engel. Berkitilmiş tabya ve sığınak.

Axis powers : Eksen devletleri. Iı. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan almanya, japonya ve italya devletleri.

Galley : Kuzine. Kalite. Dizgi tablası. Çektirme. İçeceklerin konulup hazırlandığı bölüm. Gemi mutfağı. Roma kürek gemisi. Donanmada, çektiri türünden gemilerin en büyüğü.

Acropolis : Akropol. İç kale. Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer.

Areopag : Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu. Areopag.

Apostle : Dönme. Döneklik. Bir hareketin lideri. Havari. Önder. Lider. Misyoner. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Öncü.

 

Areopagite : Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Areopagit. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi.

Armistice : Savaşı bırakma. Silahları bırakma. Ateşkes. Silah bırakma. Mütareke. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi.

Ship of line synonyms : barbary, barbarian, galleons, archives, galleys, antiquity, autocracy, archon, archer, almanac.