Kalyon nedir, Kalyon ne demek
Kalyon; bir tarih terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
"Kalyon" ile ilgili cümleler
- "Bu donanma bizimdi. Kadırgalarıyla, kalyonlarıyla, çektirileriyle bizim." - O. S. Orhon
Yerel Türkçe anlamı:
Bir çeşit pipo, lüleli çubuk, ağızlık.
Tarih'teki anlamı:
Yalnız yelkenle yol alan ağır savaş gemilerinin en büyüğü.
İngilizce'de Kalyon ne demek? Kalyon ingilizcesi nedir?:
ship of line
Kalyon hakkında bilgiler
Kalyon, İngilizler tarafından 16. yüzyıl'da geliştirilen rüzgarla giden, üç direkli, yelkenli, büyük savaş gemisidir.
Osmanlı'da ilk kez II. Bayezid döneminde yapılmış olan kalyona "Göke" deniliyordu ve 2.000 mevcudu vardı. 16. yüzyıldan itibaren dünya denizlerinde kullanılmıştı. Kalyon, Osmanlı'da bu gemilerin devamı olarak buharlı gemiler çağına kadar kullanılmıştır. Kalyonun mutlaka 3 direği ve mükemmel bir yelken donanımı olurdu. Güvertesi kat kat olup sırasıyla açık güverte, palavra, orta kat, top ambarı, tavlon ve kontra tavlon güverte adlarıyla anılır. En altta sintine bulunur ve bir kalyon en az 60-100 topa sahip olurdu. Kalyonlar bu katlara göre isim alırlardı (Üç ambarlı 120 toplu gibi). Ateş kudretleri bir bordadan yapabildikleri atışla ölçülen kalyonlarda, topların namluları atış esnasında lumbarlardan dışarı uzanır ve lumbarlar su girmemesi için kapaklı olurdu.
Kalyon anlamı, tanımı:
Yelken : Rüzgâr gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü. Yelkenli.
Savaş : Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele.
Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
Kalyoncu : Kalyonculuk yapan kimse. Kalyon eri. Deniz eri.
Kürek : Kürek cezası. Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun ağaç. Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç.
Büyü : Karşı durulamaz güçlü etki. Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı.
İngiliz : İngiltere halkından olan kimse.
Taraf : Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yöre, yer.
Yüzyıl : İçinde yaşanılan zaman. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem. Yüzyıllık süre, asır.
Geliş : Gelme işi.
Direkli : Direği olan.
Kalyon kaptanı : Güverte albayının eski adı.
Kalyoncu kulluğu : Osmanlılarda deniz güçlerinin yönetimi altında bulunan karakollar.
Kalyonculuk : Kalyoncunun yaptığı iş.
Diğer dillerde Kalyon anlamı nedir?
İngilizce'de Kalyon ne demek? : n. galleon
Fransızca'da Kalyon : galion [le]
Almanca'da Kalyon : n. Galeone


Bu kısımda Kalyon nedir? Kalyon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kalyon tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kalyon hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.