Shoot it out türkçesi Shoot it out nedir

  • Bir meseleyi halletmek için karşılıklı ateş etmek.
  • Tartışmaya girmek.
  • Silahları konuşturmak.
  • Çatışmaya girmek.
  • Hırlaşmak.

Shoot it out ingilizcede ne demek, Shoot it out nerede nasıl kullanılır?

Shoot : Çekim yapmak (kamera). Sürgün vermek. Basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Atış. Ateş etme. Şut çekmek. Şiddetli akıntı. Budak. Filiz. Fışkın.

It : İtalyan. Cinsel ilişki. Bilişim. O. İlişki. Ona. Şahsiyet. Ebe (oyunda). Ebe (oyunlarda). Cazibe.

Out : Dışarı. Ortaya çıkmak. Bayılmak. Nakavt etmek. Meydana çıkmak. Dışarı atmak. Çıkarmak. Kovmak. Yanmak. Dışarı çıkarmak.

Bluff it out : Blöf yaparak kurtulmak.

Brazen it out : Üzerinde durmamak. Pişkinlikle karşılamak. Yüzsüzlüğe vurmak. Aldırmayarak geciktirmek. Geçiştirmek.

Get it out of your head : O işi unut. Onu aklından çıkar.

Have it out with : Tartışmak.

Figure it out : Kavramak. Bir yolunu bul. Çözmek. Anlamak. Algılamak. Toplamak. İdrak etmek. Hesaplamak. Halletmek.

Check it out : Şuna baksana. Şuna bir bak. Kontrol et. Bak. Göz at.

Hot foot it out of somewhere : Bir yerden çekip gitmek.

İngilizce Shoot it out Türkçe anlamı, Shoot it out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shoot it out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Join issue : Anlaşmazlığa düşmek. Aynı fikirde olmamak.

Come into collision with : Çatışmak. İle çarpışmak. (araba) çarpışmak. Çarpışmak.

Take issue : Anlaşmazlığa düşmek. Aynı fikirde olmamak.

Wrangle : Sığır veya atlara bakmak (kovboy). Dalaşmak. Ağız dalaşı yapmak. Münakaşa ederek elde etmek. Ağız kavgası yapmak. Birbirini yemek. Çekişmek. Ağız dalaşı. Atışmak.

Wrangles : Dalaşmak. Münakaşa etmek. Münakaşa ederek elde etmek. Ağız kavgası yapmak. Kavga etmek. Çekişmek. Birbirini yemek. Atışmak. Tartışmak.

Clash with : (araba) çarpışmak. Çakışmak. (giysi) gitmemek. (renk vb) uymamak. -e yakışmamak. İle çatışmak. (giysi) yakışmamak. İle iyi gitmemek.

Imparl : Münakaşaya tutuşmak. Mahkeme dışında dostane bir sonuca erişmek üzere karşı tarafla tartışmaya girmek (hukuk terimi).

Wrangled : Birbirini yemek. Çekişmek. Kavga etmek. Ağız kavgası yapmak. Tartışmak. Dalaşmak. Münakaşa ederek elde etmek. Atışmak. Sığır veya atlara bakmak (kovboy).