Dalaşmak nedir, Dalaşmak ne demek

  • Köpekler boğuşup birbirini ısırmak.
  • Ağız kavgası etmek

"Dalaşmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Günün birinde hain bir kedi bir kuyruk parçasını kapıp kaçmış, o da bunun için günlerce karısıyla dalaşmış." - R. N. Güntekin

Yerel Türkçe anlamı:

Oynaşmak: Elbiseni parçalıyorsun dalaşma.

Sataşmak, söz atmak.

Kavga etmek, (köpek) dalaşmak

Diğer sözlük anlamları:

Döğüşmek, çarpışmak

Dalaşmak anlamı, tanımı:

Dalaş : Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma.

İtle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir : "edepsiz kimse ile uğraşmamak için onun bulunduğu yerden uzaklaşmak gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

Isırmak : Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Dişleriyle koparmak.

Kavga : Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.

Ağız : Kesici aletlerin keskin tarafı. Uç, kenar. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Üslup, ifade biçimi. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Çıkış yeri. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.

 

Etmek : Küçük veya büyük abdestini yapmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Herhangi bir değerde olmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Kötülükte bulunmak. Bulmak, erişmek. Eşit değer kazanmak. Demek, söylemek. Bir işi yapmak.

Diğer dillerde Dalaşmak anlamı nedir?

İngilizce'de Dalaşmak ne demek? : v. wrangle

Almanca'da Dalaşmak : v. zanken

Rusça'da Dalaşmak : v. грызться, скандалить