Shortchange türkçesi Shortchange nedir

Shortchange ingilizcede ne demek, Shortchange nerede nasıl kullanılır?

Shortchanged : Paranın üstü az verilerek kandırılmış kişi.

Shortchanges : Kandırmak. Paranın üstünü eksik olarak vermek. Aldatmak. Gerekli miktarda vermemek. Paranın üstünü eksik vermek. Mahrum bırakmak.

Shortchanging : Paranın üstünü eksik verme.

İngilizce Shortchange Türkçe anlamı, Shortchange eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shortchange ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cut off : İzole etmek. Koparmak. Kesip koparmak. Kesip ayırmak. İmha etmek. Ayırmak. Mahsur. Uçurmak. Son vermek. Bağlantısını kesmek.

Short circuited : Elektrik direncinde bir farkı olan. Aşırı elektrik akımı olan (elektrik).

Befooled : Aptal yerine koymak. İşletmek.

Noise : Titreşimli düzenli olmayan sesler. boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler. Zımbırtı. Şamata. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Velvele. Gürültü. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler.

 

Debars : Engel olmak. Yoksun bırakmak. Yasaklamak. Mahrum etmek. Menetmek.

Argued : Münakaşa etmek. Savunmak. İtiraz etmek. Tartışmak. Karşı gelmek. Görüşmek. İspatı olmak. İkna etmek. Göstergesi olmak. İddia etmek.

Bamboozles : Kazıklamak. İşletmek. Üçkağıda getirmek. Yamuk yapmak. Kafeslemek. Şaşırtmak.

Baited : Cezp edilmiş. Kandırılmış. Kızdırılmış. Yem takmak. Rahatsız edilmiş. Yem. Cezbetmek. Kışkırtmak. Rahatsız etmek. Olta yemi.

Devest : Yoksun bırakmak. Hakları geçirmek. Çıplaklaştırmak. Geri almak. Çıplak hale getirmek. Soymak. Elinden almak. -dan kurtulmak. Hakları iptal etmek (divest olarak da yazılır). Başından atmak.

Shortchange synonyms : be unfaithful, ignitions, betray, befools, buncos, bilk, buncoing, debar, argue, bilked, bamboozle, chiseling, befooling, arguing, contact, cheats, cheat, bunkoed, argues, bilking, bunco, chisel, buncoed, bait, noising, bamboozling, beguile, bilks, blear the eyes, noised, deprive of, short circuit, befool.