Devest türkçesi Devest nedir

  • Başından atmak.
  • Yoksun bırakmak.
  • Geri almak.
  • Açmak.
  • Soymak.
  • Elinden almak.
  • Giysi veya başkaca örtüyü kaldırmak.
  • Mahrum etmek.
  • -dan kurtulmak.
  • Mahrum bırakmak.
  • Çıplaklaştırmak.
  • Hakları geçirmek.
  • Çıplak hale getirmek.
  • Hakları iptal etmek (divest olarak da yazılır).

Devest ingilizcede ne demek, Devest nerede nasıl kullanılır?

Devein : Damarsızlaştırmak. (karides ) temizlemek. Bir karidesin büyük ve koyu iplik şeklindeki ana damarını çıkarmak. Damarını çıkarmak.

Deveined : Damarsızlaştırmak. Damarını çıkarmak. Bir karidesin büyük ve koyu iplik şeklindeki ana damarını çıkarmak.

Deveining : Bir karidesin büyük ve koyu iplik şeklindeki ana damarını çıkarmak. (karides ) temizlemek. Damarını çıkarmak. Damarsızlaştırmak.

Deveins : Bir karidesin büyük ve koyu iplik şeklindeki ana damarını çıkarmak. Damarsızlaştırmak. Damarını çıkarmak. (karides ) temizlemek.

Develop : Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Belirtici yıkama. Tab etmek. Yükselmek (ateş). Gelişmek. Artmak. (film) banyo etmek. Fotoğraf plakları ve kartlarını ilaçlı suda yıkayarak üzerlerindeki görüntüyü belirtme işlemi. Yıkamak (film). İmara açmak.

Developed countries : Gelişme gösteren ülke. Modern ülke. Geniş bir sanayisi bulunan ve yaşam standardı dünya ortalamasına göre yüksek olan ülke. Gelişen ülke. Kalkınmış ülkeler. İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. krş. birinci dünya ülkeleri. Gelişmiş ülkeler. Gelişmiş ülke. Çağdaş ülke.

 

Developable surface : Açılabilir yüzey. Açınır yüzey.

Develop present cooperation : Mevcut işbirliğini geliştirmek.

Develop technology : Teknoloji üretmek.

Develop environment : Gelişmiş ortam. Rahat program araçları sağlayan fonksiyonlar ve komutlar toplamı.

İngilizce Devest Türkçe anlamı, Devest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Devest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandon : Kendini kaptırmak. Bırakma. Taşkınlık. Vazgeçmek. El etek çekmek. Coşku. Viran hale getirmek. Bırakmak. Yarıda kesmek. Tehire salmak.

Put back : Ertelemek. Geciktirmek. Geri almak (saati). Geri dönmek. Yoldan geri dönmek. Sekte vurmak. Yerine koymak. Geri koymak. Geriye almak. Engel olmak.

Break open : Kırmak. Zorla açmak.

Barked : Sıyırmak. Öksürmek. Çığırtkanlık yapmak. Kabuğunu soymak. Bağırmak. Havlamak.

Broached : İleri sürmek. Delmek.

Find out : Çözmek. Anlamak. Bulup çıkarmak. Bulmak. Ortaya çıkarmak. Keşfetmek. Öğrenmek. İç yüzünü anlamak.

Burglarizing : Hırsızlık yaparak çalmak. Soy. Soymak (ev). Hırsızlık amacıyla eve girmek. Ev soymak.

Broaches : Şiş. Açmak (bir konuyu). İleri sürmek. Şişlemek. Del. Çekmek. Delik açmak. Konuya girmek. Delmek.

Burglarized : Hırsızlık yaparak çalmak. Soyulmuş (ev vb). Soymak (ev).

 

Find : Bakmak. Ulaşmak. Tapmak. Bulunan şey. Buluş. Bulmak. Keşif. Anlamak. Arayıp bulmak. Eline geçmek.

Devest synonyms : occurrent, human activity, human action, psychological feature, social event, group action, break, strip off, spy, deed, clean out, acuminate, debarred, burglarise, cast aside, recall, cut off, see, recalling, shortchanges, happening, daff, cast out, bereave, drop like a hot potato, denies, defrauding, catch out, recapture, sense, dispossess, bloom, deny.

Devest zıt anlamlı kelimeler, Devest kelime anlamı

Succumb : Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Çökmek. Direnememek. Ölmek. Yenik düşmek. Yenilmek. Yenik düşmek (hastalığa). Karşı koyamamak. Boyun eğmek. Pes etmek.

Beginning : Köken. Başlangıç. Baş. Başlangıç çekidi. Esas. Başlama. Milad. Menşe. İlk adım. Neşet.

Victory : New york eyaletinde yerleşim yeri. Zafer. Muzafferiyet. Utku. Galibiyet. Yengi. Galebe. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Başarı.

Devest antonyms : success.

Devest ingilizce tanımı, definition of Devest

Devest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be taken away, lost, or alienated, as a title or an estate. To divest. To undress.